Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/106 E. 2012/1738 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/106
KARAR NO : 2012/1738
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihak ve tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istihkak davasının reddine tasarrufun iptali davasının kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2006/217 sayılı takip dosyasında haczedilen … plakalı aracın hacizden önceki bir tarihte noter satış sözleşmesiyle borçludan satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu aracın trafik kaydına 5.1.2006 tarihinde haciz şerhi işlendiğini, icra dosyasının kaybolması nedeniyle 24.1.2007 tarihinde muvakkat dosya açılarak haczin yenilenmesi talebinde bulunulduğunu, borçlu tarafından ilk haczin düşmesi beklenilerek ilk haczin düştüğü tarihten 4 gün sonra aracın davacıya satıldığını, satışın alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını savunarak davanın reddini istemiş ve karşı davasında davacıya yapılan satış işleminin (tasarrufun) iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dava şikayet olarak değerlendirilerek aracın trafik kaydı üzerine konulan kaydi ve fiili haczin kaldırılmasına karar verilmiş hükmün davalı-karşı davacı alacaklı vekilince temyizi üzerine karar, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 7.12.2007 gün ve 2007/20217-23091 sayılı ilamıyla uyuşmazlığın istihkak davası niteliğinde olduğu, harç tamamlattırılarak, taraf delillerinin toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda istihkak davasının kabulü ile araç üzerindeki haczin kaldırılmasına, karşılık davada harç ilk oturuma kadar tamam-
lanmadığından tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş; hükmün, davalı-karşı davacı alacaklı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar, Yargıtay …. Hukuk Dairesi’nin 7.7.2009 gün ve 2008/13177-2009/10669 sayılı ilamıyla, İİK.nun 97/17.maddesi uyarınca karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının bir süreye bağlı olmadığı, istihkak davasının basit yargılama usulüne tabi olmasının alacaklının açtığı tasarrufun iptali davasının en geç ilk duruşmaya kadar açılmasını zorunlu kılmayacağı, davalı-karşı davacı alacaklıya harcı tamamlaması için süre verilmesi gerektiği, harç tamamlandığında deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalı alacaklı tarafından 4.1.2006 tarihinde takibe geçildiği, ödeme emrinin aynı gün tebliğ edildiği, aracın trafik kaydına 4.1.2006 tarihinde haciz konulduğu, 24.1.2006 tarihinde fiili haciz ve muhafaza yapıldığı, trafikten men şerhinin 10.3.2006 tarihinde işlendiği, noter satışının 8.1.2007 tarihinde hacizden sonra yapıldığı, satışın yapıldığı tarihte aracın trafik kaydı üzerinde haciz ve yakalama şerhlerinin bulunduğu, takibin tarafı olmayan 3.kişinin süresinde satış istenmemesi nedeniyle hacizlerin düştüğü iddiasında bulunamayacağı, satışın alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığı gerekçeleriyle davacı 3.kişinin istihkak davasının reddine, davalı-karşı davacı alacaklının tasarrufun iptali davasının kabulü ile tasarrufun İstanbul 24.İcra Müdürlüğü’nün 2006/217 sayılı takip dosyasına münhasıran iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96.vd.maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklının İİK.nun 97/17.maddesi uyarınca karşı dava olarak açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Dava konusu aracın noter satışının hacizden sonra yapıldığı anlaşıldığından mahkemece istihkak davasının reddi
ile tasarrufun iptaline ilişkin karşı davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bununla birlikte karşı davaya konu olan tasarrufun takipteki alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekirken bu sınırlama gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yargılamanın takrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HUMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2.bendindeki “…esas sayılı takip dosyasına münhasıran iptaline” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “…sayılı takipteki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptali ile davalı alacaklıya haciz ve satış yetkilisi verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalı 3.kişiye geri verilmesine 16.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.