Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1100 E. 2012/1310 K. 08.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1100
KARAR NO : 2012/1310
KARAR TARİHİ : 08.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücu davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının maliki olduğu aracın, müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın karıştığı kaza sonucu vefat eden …’un mirasçılarına destekten yoksun kalma tazminatı ile, aynı kazada yaralanan …’a tedavi gideri ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak kaza yapmış olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek 21.323 TL tazminatın ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, araç malikinin aracın alkollü olarak kullanılmasına izin vermediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı karayolları trafik yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4.maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Taraflar arasında geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe genel şartla-
rının B.4.d maddesinde tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği kabul edilmiştir. Açıklandığı gibi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarında herhangi bir alkol sınırından sözedilmemiştir. Bu hale göre mahkemece, nöroloji uzmanı doktor ve trafik uzmanı kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna birlikte inceleme yaptırılarak, olayın meydana geliş şekli ve alkolden başka kazaya etkili olan başka hususların olup olmadığı; kazanın münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisinden ileri gelip gelmediği belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Kazada ölen … desteğinden yoksun kalan kişilerin gerçek destek zararı miktarı uzman aktüer bilirkişiden ve yaralanan …’e ödenen tedavi gideri miktarı uzman bilirkişiden hesaplattırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.