Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/10976 E. 2012/2056 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10976
KARAR NO : 2012/2056
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın işyerinde bulunan anahtarının alınmak suretiyle çalındığını ve aracı çalan kişinin yönetiminde iken meydana gelen trafik kazasında hasarlandığını, müracaata rağmen davalının hasarı karşılamadığını aracı çalan ve yanında bulunan şahıslar hakkında … Sulh Ceza ve … Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davaların derdest olduğunu belirterek şimdilik 8.000 TL hasar bedeli ile 1.000 TL değer kaybı zararı toplamı 9.000 TL.nın olay tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, aracın anahtarı ile çalınması halinin teminat kapsamında bulunmadığını somut olayda araç anahtarının açık bırakılmış işyeri (lokanta) kapısından zor kullanmadan girilerek ele geçirildiğini bu nedenle hasar talebinin reddedildiğini, kaldı ki araç çalarak kaza yapanlardan …’ın ehliyetsiz, yanında bulunan …’ün 2.54 promil alkollü olduğunu, olay tarihinden faiz istenemeyeceğini, hasarın fahiş olduğunu, ceza dosyalarının celbinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 8.999 TL hasar bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, araç …’den çalınmış ise de trafik kazasının …’da meydana gelmesine davacı taraf aracının ehliyetsiz ve 316 promil alkollü … tarafından değil alkolmetre ile yapılan ölçüm sonucu 2.54 promil alkollü olduğu tesbit edilen …’ün yönetiminde olduğu sırada kazanın meydana geldiği, … Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/232-632 sayılı ilamı ile kesinleşmiş ise de bu durumun sonuca etkili olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişindir.
Taraflar arasında 20.6.2007/2008 vadeli kasko sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçe vadesi içinde 17.4.2008 tarihinde davacının kardeşi Özgür’ün arkadaşı dava dışı …’ın davacının işyerinde asılı bulunan montonun cebinden aracın anahtarını alarak arkadaşı …’le birlikte …’ya gittiği, burada aracın yönetimi …’de iken davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir.
Uyuşmazlık hasarının teminat kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarına 20.6.2006 tarihinde eklenen A.4.4.1.1. maddesi uyarınca ” Araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması ve çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarların ” ek teminat kapsamına alınabileceği düzenlenmiş, taraflar arasındaki sigorta poliçesinde yer alan özel klozda ise; araç anahtarının belirtilen hallerde ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu meydana gelecek ziya ve hasarların teminat kapsamı dışında olduğu, bu hallerin aracın çalışır vaziyette olduğu ya da durduğu sırada anahtarının üzerinde ya da içinde bırakılması nedeniyle meydana gelecek her türlü ziya ve hasarlar aracın sahibinin sürcüsünün güven oluşturan görüntü davranış ve sözlerle yanıltılarak aracın veya anahtarlarının alınması ele geçirilmesi suretiyle meydana gelecek her türlü ziya ve hasarlar ile aracın gönül rızası ile kullandırmak ya da emanet edilmek üzere teslim edildiği kişiler tarafından çalınması (emniyet suistimal) ya da çalınmaya teşebbüs

../…

-3-
2011/10976
2012/2056

edilmesi veya dolandırıcılık yolu ile yapılan hırsızlık ya da hırsızlığa teşebbüs edilmesi sonucu meydana gelecek her türlü ziya ve hasarlar “araç anahtarlarının başkalarınca zor kullanmadan ya da zor kullanma gerektirmeyecek şekilde açıkta bırakılmış olması veya açık bırakılmış kapı ya da pencereden kapalı bir mekana zor kullanmadan girilip ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması ya da çalınmaya teşebbüs sonucu meydana gelecek her türlü ziya ve hasarlar olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, …’ın davacının kardeşi …’in arkadaşı olduğu, bu nedenle davacının işyerine sürekli gidip geldiği, sigortalı aracın anahtarının davacının işyerinde montunun cebinde olduğu, davacının kardeşi …’ün olay tarihinde gece 02.00 de eve yatmaya gittiği işyerinin 24 saat açık olması sebebiyle işçi …’ın işyerinde olduğu esnada …’ın davacının işyerine geldiği ve…’a dolapta akşam bıraktığı kemikleri almak için geldiğini söylediği, bunun üzerine …’ın … tanıdık olduğundan dükkan içinde ne yaptığını takip etmeyerek mutfak kısmındaki işlerini halletmek için buraya geçtiği, …’ın bu sırada işyerinde asılı bulanan montun cebinden sigortalı aracın anahtarını alarak işyeri önünde bulunan davacıya ait araç ile yanında arkadaşı … ile birlikte …’ya gittikleri, araçta alkol aldıklaır …’ın ehliyetsiz ve 316 promil alkollü …’ün 2.54 promil alkollü oldukları, görgü tanığı …’ün beyanına göre aracı …’ün kullandığı İslam’ın park halindeki 3. kişilere ait araçlara çarpmak suretiyle davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davacının olaya ilişkin anlatımı tüm dosya kapsamı tanık beyanları olaya karışan … ve …’ün ifadelerinden rizikonun sigortalı araca ait anahtarla gerçekleştiği, araç anahtarının özensiz bir biçimde muhafaza edilmesi sonucu kilitsiz, kolayca ulaşılabilir yerden davacının işyerine sürekli gelen tanıdıkları … tarafından zor kullanmadan ya da zor kullanılmasını gerektirmeyecek şekilde davacının işyerinde asılı montunun cebinden alınarak kullanıldığı esnada trafik kazası olmuştur. Poliçe özel şartlarından sayılan rizikonun teminat kapsamı dışında bırakıldığı hallerin somut olayda mevcut olduğu, bu nedenle rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kısmen kabulüne dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigorta şirketine geri verilmesine 23.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.