YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11046
KARAR NO : 2012/3975
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ile davalılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu aracı davalı …’e, onunda …’e satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, satışın yakın akrabalar arasında yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar …, … ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu İdris’in davalı …’nın eniştesi, diğer davalı …’nın ise kardeşi olmasına, 6183 sayılı Kanun’un 28/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine buna ilaveten davalı … ve Zehra’nın, borçlu İdris’in amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (6183 S.K. m.30) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekili ile davalılar … ve …’in sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının yaptığı takiple ilgili 2007, 2008, 2009 2010 ve 2011 yıllarına ait vergi borçlarından dolayı mevcut bulunan davacı alacağının sağlanması yönünden tasarrufun iptaline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Yasada öngörülen iptal koşullarının oluşması halinde 3. kişi yararına yapılan tasarruf tarihine kadar doğmuş ve kesinleşmiş olan vergi borcunun ulaştığı miktar ve ferileri ile sınırlı olarak iptale karar verilmesi gerekir. Somut olayda davacı Hazine, 2007, 2008, 2010 ve 2011 yıllarına ait birikmiş vergi borcu toplamı 7.549,93-TL kamu alacağının tahsiline yönelik olarak dava açmıştır.
O halde, mahkemece davacı vekilinden vergi alacağının hangi yıllara ait olduğu sorularak tespit edildikten sonra, ilgili yıllara ilişkin vergi dairesi tarafından davalı borçlu İdris’in vergi borcunun tahsili için yapılan takip evraklarının, ödeme emirlerinin, haciz varakalarının ve vergi borçlarının ödeme müddetinin başladığı tarihleri gösteren belgelerin eksiksiz olarak ilgili yerlerden getirtildikten sonra gerektiğinde bilirkişi incelemesine de başvurulmak suretiyle önceki tasarruf tarihi olan 18/07/2008 gününe kadar doğan ve itiraza uğramadan kesinleşen borç miktarı belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve … ile davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 02/04/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.