Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4941 E. 2010/4586 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4941
KARAR NO : 2010/4586
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 26, 120 ada 8 ve 122 ada 2 parsel sayılı 21220.75, 43411.16 ve 5593.25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde 114 ada 26, Derviş Koç 120 ada 8, … 122 ada 2 sayılı parsel hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 114 ada 26 sayılı parselin davacı …, 120 ada 8 sayılı parselin davacı Derviş Koç, 122 ada 2 sayılı parselin davacı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 122 ada 2 ve 120 ada 8 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Çekişme konusu 114 ada 26 sayılı parsele yönelik Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmaz hakkında davacı taraf lehine 3402 sayılı Yasa’nın 46/1. ve 14.maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz hakkında Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalar sırasında 74 nolu belirtmelik parseli olarak ve hali-meradan sökülerek tarla haline getirtildiği belirtilerek Hazine adına 2.12.1966 tarih ve 35 sıra numaralı tapu kaydı oluşturulmuş olduğu gibi, taşınmazın etrafı, Toprak Tevzi Komisyonunca 529 parsel sayısı verilen ve kadastroca da mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılan 114 ada 30 sayılı mera parseli ile çevrili bulunmaktadır. Taşınmaza komşu 114 ada 24 ve 25 sayılı parsellerin de aynı nedenle davalı oldukları ve kesinleşmedikleri anlaşılmaktadır. Mera yönünden araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köylerden dinlenmesi gerektiği halde aynı köyden yerel bilirkişi ve tanık dinlenmesi doğru değildir. Keşif sonrası ibraz edilen ziraatçı bilirkişi raporu da yeterli olmayıp etrafındaki mera parseli ile arada ne şekilde sabit ve ayırıcı sınır bulunduğu anlaşılamamaktadır. Ayrıca davacı … dava dilekçesinde tapu kaydına dayandığı ve dayandığı tapu kayıtlarını dilekçesine eklediği halde tapu kayıtları
getirtilerek ugulanmamış, kapsamları belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacının hangi tapu kaydına dayandığı açıklattırılarak dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritası ile birlikte, ayrıca revizyon gördüğü parseller varsa kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri getirtilerek, mahallinde yeniden taşınmazın bulunduğu köye komşu köylerden seçilecek, yöreyi iyi bilen, yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, sağ olan belirtmelik bilirkişileri, uzman fen bilirkişi ve üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalı, yapılacak keşifte davacının dayandığı tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli ve tapu kaydı kapsamı kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ve belirtmelik bilirkişilerinden taşınmazın, öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel bir biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı, etrafında bulunan 114 ada 30 sayılı mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın meradan elde edilip edilmediği sorulup saptanmalı, taşınmazın kamu orta malı mera niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı göz önünde tutulmalı, çekişmeli taşınmazın kamu orta malı mera olmadığının anlaşılması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarının tespit tutanağı iktisap sütununda yazılı beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmaz ile etrafındaki mera parseli arasında doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığı, meraya doğru genişlemenin mümkün olup olmadığı ve taşınmazın meradan elde edilip edilmediği, taşınmazın toprak yapısı, niteliği ve meyil durumu hakkında dıştan komşu taşınmazların toprak yapısı ile karşılaştırmalı biçimde ayrıntılı ve bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, uzman bilirkişi fen memurundan davacının tapu kaydının hudutlarını ve kapsamını gösterir, keşfi izlemeye elverişli rapor alınmalı, aynı adada bulunan ve aynı şekilde davalı bulunan taşınmazlar ile ilgili hüküm bu parseli de etkileyeceğinden komşu parsellerin dava dosyasında alınan rapor ve toplanan deliller ile aynı şekilde davalı bulunan komşu parsellerin kesinleşme durumları da göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğunda kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.