YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2598
KARAR NO : 2012/3886
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Bursa 2.İcra Müdürlüğünün 2009/13973 sayılı dosyasından yürütülen takipte uygulanan 06.2.2010 tarihli haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan davacı …’a ait işyerinde davacılara ait menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu temsilcisi, şirketlerinin 2009 yılında kapatıldığını, faaliyette olmadığını, makineleri dava ve takip dışı başka bir şirkete sattıklarını, davacı 3.kişi ile ticari ilişkilerinin olmadığını, davacı …’ın çok eskiden yanlarında çalıştığını, sonra ayrılarak kendi işyerini açtığını savunmuştur.
Mahkemece; mahcuzların borçlu tarafından muvazaalı olarak davacılara devredildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Dava konusu haciz işlemi davacı 3.kişi … adına kayıtlı işyerinde borçlunun yokluğunda ve 3.kişinin huzuru ile zilyetliğinde bulunan menkuller üzerinde yapıldığı gibi, dosya kapsamı itibariyle davalı borçlu şirketin bu adresle bir ilgisinin bulunmadığı görülmektedir. Her ne kadar ödeme emri haciz adresinde tebliğ edilmiş görünüyor olsa da ödeme emrini tebellüğ eden kişi davacı 3.kişi Yıldıray’ın eşi olup tebligata ilişkin belge de davacı … tarafından 14.12.2009 havale tarihli dilekçe ekinde takip dosyasına iade edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, borçlu ile davacı 3.kişiler arasında davacı … ile aynı konuda ticari faaliyette bulunma dışında aynı adreslerin kullanılması, akrabalık, borçlu şirkette ortaklık, birlikte çalışma, organik ilişki vs. şeklinde bir bağlantı kurulamamaktadır. Dinlenen davacı tanıklarının beyanları da bu yönde olup, dosya içindeki delillerle örtüşmektedir.
Bu durumda, İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin 3.kişi lehine olduğu, yasal karinenin aksini iddia eden davalı alacaklının iddiasını kesin ve güçlü delillerle ispat etmesi gerektiği kabul edilmelidir. Dosya kapsamına göre, davalı alacaklının iddiasını ispat ettiğinden söz edilemez.
O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, 3.kişilerin davasının kabulü ile dava konusu menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3. kişiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişilere geri verilmesine 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.