YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1536
KARAR NO : 2012/6639
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve katılım yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait davalıya kasko sigortalı trafik kazası nedeniyle hasarlandığını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8.000,00 TL tazminatın ihbar tarihini talep eden 15 gün sonrasından itibaren isteyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili husumete itiraz edip davaya konu kaza ile araçtaki hasarın uyumlu olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 3.606,94 TL’nin 17.5.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile katılım yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … AŞ. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait aracın 22.5.2009/22.5.2010 vadeli poliçe ile davalı şirkete kaskolu olduğu ve 25.4.2010 tarihli rizikonun poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat
kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya
hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.nun 1282 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekil de değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5.maddesi ve TTK 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; 25.4.2010 tarihinde saat 17.00’de davacı aracı ile dava dışı 3.kişiye ait aracın karıştığı trafik kazasının meydana geldiği, davacı aracının önünde aynı istikamette seyreden ve kırmızı ışıklı trafik işaretinde duran 3.kişiye ait araca arkadan çarparak hasarlandığı, sürücüler arasında düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tesbit tutanağından anlaşılmaktadır. Davacı tarafından Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/147 Değişik İş Sayılı dosyasında davacı tarafından yaptırılan tesbit sonucu alınan 14.6.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın oluş şekli ile davacı aracında meydana gelen hasarın uyumlu olduğunun, bu kazada bu hasarların oluşacağının ve araçta KDV dahil 131,65 TL tutarında hasar meydana geldiğinin tesbit edildiği, yeni ekspertiz raporunda da davaya konu kaza nedeniyle oluşan hasar bedelinin belirlendiği, her ne kadar 23.3.2011 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı aracının alt takımında ve hava yastıklarındaki hasarların bu kazada meydana gelmeyeceği belirtilerek bunun dışında kalan 3.606,94
TL hasar tesbit edilip mahkemece de bu meblağı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmişsede bu konuda tesbit bilirkişi raporu ile 23.3.2011 tarihli bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmediği gibi hasarın bir kısmı hüküm altına alınmış, kabul edilmeyen hasarın teminat dışında kaldığı davalı … tarafından ispatlanmamıştır. Kaldı ki sigorta şirketinin hasarın teminat kapsamında olmadığı, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil, iddia ettikleri şekilde gerçekleştiğini ve bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre rizikonun davacı sigortalının ihbar ettiği şekilde gerçekleştiği sabit olduğu gibi davacı … ettirenin rizikonun gerçekleşme şeklini, kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı şekilde bildirdiği de sabit olmamıştır. Bu durumda mahkemece davaya konu rizikonun ve davacı aracında meydana gelen hasarın tamamının kasko poliçesi teminatı kapsamında olduğunun kabulü ile hüküm altına alınan hasar dışında zarar gören davacı taraf aracında oluşan hava yastığı ünitesi ve bu üniteye bağlı hasarlar ile aracın alt takımlarındaki hasarların da tesbiti hususunda aynı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … AŞ. Vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 160,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 23.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.