Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12838 E. 2012/5743 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12838
KARAR NO : 2012/5743
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın meydana gelen tek taraflı kazada pertotal olduğunu, başvuruya rağmen davalı … şirketinin ödeme yapmadığını belirterek, 18.500.00 TL rayiç bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın 6.250.00 TL’lık kısmını kabul ettiklerini bildirerek fazla istemin reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 6.250.00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde, “Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşaması ve aynı zamanda taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda, değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.” hükmü öngörülmüştür. Davalı … şirketi hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigorta
ettiren araç hurdasının kendisine verilmesini istemedikçe, sigortalının uhdesinde bırakılıp hurda bedeli tazminattan düşülemez. Zira, kasko sigortasından asıl amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Bu durumda mahkemece, araç hurdasının davacı sigortalıya bırakılarak bedelinin tazminattan düşülmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Öte yandan, davalı … şirketinin yaptığı 6.250.00 TL’lık ödeme dava açıldıktan sonra 03.08.2010 tarihinde yapıldığından, mahkemece, ödenen miktar yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, bu kısım için temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faize karar verilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de buna göre hüküm altına alınması gerekirken, ödeme davadan önce yapılmış gibi kabul edilerek bu kısım yönünden ret kararı verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.