YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/191
KARAR NO : 2012/1172
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın, müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın karıştığı kaza sonucu ölen şahsın mirasçılarına ve zarar gören diğer araç için poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığını davalının alkollü olarak kaza yapmış olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek 32.000 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, alkol ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını diğer sürücününde kusuru bulunduğundan rücu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın münhasıran alkolün etkisi, ile meydana geldiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 32.000 TL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı karayolları trafik yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4 .maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
Davacı sigorta şirketi, davalıya ait aracın neden olduğu kazada zarar görenlere ancak uğradığı gerçek zarar miktarı kadar tazminat ödemesi gerekir. Sigorta şirketi rücu koşullarının bulunması halinde sigortalısından ödediği değil ödemesi gereken gerçek zarar miktarını rücü edebilir. Bu duruma göre mahkemece kazada ölen kişinin mirasçılarının sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan tarihteki verilere göre gerçek zarar miktarının tespit edilmesi için aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 7.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.