YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1438
KARAR NO : 2012/1174
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini, sigorta şirketine kredi kartı numarası verildiği halde sigorta şirketinin kaza tarihinden önce prim peşinatını kredi kartından çekmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6.000 TL. hasar bedeli ve davacı ve eşinin yaralanması nedeniyle 1.000 TL. tedavi giderinin davalıdan tahsilini talep etmiş ıslah dilekçesi ile 16.400 TL. hasar bedelinin tahsilini istemiş, tedavi giderlerine ilişkin talebini atiye terk ettiklerini belirtmiştir.
Davalı vekili, kaza tarihinden önce poliçe prim peşinatının ödenmediğini, sorumluluklarının başlamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı tarafından kazadan önce poliçe prim peşinatının ödenmesi için kredi kartından çekilmesi talimatı verdiğini ispat edemediği, peşinatın hasarın gerçekleşmesinden sonra ödenmiş olması nedeniyle sigorta şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta hukukunda kural olarak, sigorta sözleşmesinin meydana gelmiş olması, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. Sigortacının sorumluluğunun başlıyabilmesi için TTK’nun 1282 ve 1295 maddeleri hükmünce, kazadan önce primin tamamının veya ilk taksidin ödenmiş olması zorunludur. Ancak; prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle sigortacının sorumluluğunun TTK.’nun 1295/3. madde hükmü uyarınca başlamadığı hallerde, sigortacının olaydan ve ihbardan, diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve bir ihtarla da sözleşmeyi feshetmemesi hallerinde, sigortacının sözleşmeyi ayakta tutması karşısında, tahsil öncesi gerçekleşen rizikodan sorumludur.
Ayrıca, bir sigorta sözleşmesinin bitmesinden sonra, aynı taraflar arasında, yeni bir sigorta poliçesi düzenlenmesi, ilk sigortanın devamı niteliğinde olmayıp, yeni bir poliçe olarak kabul edilmesi gerekir. (TTK’nun madde 1294 ve 1295)
Somut olayda, taraflar arasındaki önceki dönem sigorta sözleşmesi sona erdikten sonra, davacının isteği üzerine 30.5.2006 – 2007 dönemini kapsayacak biçimde poliçe düzenlenerek davacıya teslim edilmiş, 21.6.2006 tarihinde dava konusu kaza meydana gelmiştir. Bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, prim peşinatının zamanında yatırılıp yatırılmadığı, davalı sigortacının sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı poliçe peşinat ve primlerinin kredi kartından davalı tarafından çekileceğinin kararlaştırıldığını ancak davalı sigorta şirketi, kredi kartından çekilmediğini belirtimiştir. Davalı sigorta şirketi davacının kredi kartı bilgilerini önceki dönem poliçe için verdiğini yeni dönem için düzenlenen poliçenin kredi kartından çekilmesine dair yazılı talimat verilmediğinden peşinat ve primlerin çekilmediğini sorumluluklarının başlamadığını savunmuştur.
Ancak dosya içerisine belgelere göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine 22.6.2006 tarihinde kaza ihbarı yapılmış, kredi kartı ödeme bilgilerine göre aynı gün 22.6.2006 tarihinde davacının kredi kartından peşinat
çekilmiş daha sonraki dönemde de 30.6.2006, 11.7.2006 ve 31.7.2006 tarihlerinde diğer taksitler tahsil edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve dava açılmadan önce sözleşmeyi feshetmemesi sözleşmeyi benimsediğini göstermektedir. Davalı vekili kredi kartından çekim yapılabilmesi için yazılı talimat verilmediğini savunmuş ise de davalı tarafından önceki dönem poliçeye ait kredi kartından çekileceğine dair yazılı talimat dosyaya sunulmadığı gibi, olay tarihinden sonra yapılan tahsilatlara ilişkin de yazılı talimat dosyaya sunulmamıştır. Davalı sigorta şirketi önceki dönem poliçe için ve kaza ihbarından sonra yazılı talimat olmadığı halde davacıya ait kredi kartından tahsilat yaptığına göre kazadan önce prim borcunun kredi kartı hesabından çekilmemesinin sorumluluğu sigortalıya yüklenemez
Bu durumda mahkemece, rizikonun teminat kapsamında kaldığından işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.