YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1330
KARAR NO : 2012/7092
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında dava dışı … ve … …’un sürekli malul olacak şekilde yaralandıklarını bu nedenle sigorta şirketinden … için 60.000 TL, … … için 9.321 TL tazminat hesaplandığını, mağdurların davalıdan olan alacaklarının %20’sini müvekkiline devir ve temlik ettiğini, temliknameye göre davalıdan ödeme yapılmasının istenildiğini, ancak ödeme yapılmadığını müvekkiline temlik edilen kısmın 13.864 TL olduğunu, alacağın %80’ine isabet eden kısmın davalı tarafından zarar görenlere ödendiğini belirterek 13.864 TL’nın temerrüt tarihinden işleyecek reesekont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmşitir.
Davalı vekili yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak temliknamede … ve … …’un kendi adlarına tahakkuk edecek tazminatın %20’sini temlik ettiğini, … … adına tahakkuk eden bedelin %20’sinin temlik edildiğine dair ibare olmadığını, temlik verenlerin daha sonra davacıyı azlettiklerini, temliknamede temlik alan şirketin ünvanı ile davacı şirketin ünvanının farklı olduğunu, belgenin geçerli olup olmadığının tesbitinin gerektiğini belirterek davanın temlik verenlere ihbarını ve reddini savunmuştur.
Dava ihbar edilen … ve … davacı şirkete müşterek çocukları … …’a velayeten temlikname vermediklerini, temliknamedeki şirket ünvanı ile dava dilekçesinde belirtilen ünvanın farklı olduğunu, davacının alacak hakkı bulunmadığını, davacı tarafa verilen vekaletnamenin taraflarınca azledildiğini, temliknamenin bu nedenle geçirsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 13.684 TL’nın temererüt tarihinden (10.7.2009) itibaren işleyecek avans faiz oranını geçmemek üzere reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı vekilinin zamanaşımı defi hakkında mahkemece olumlu veya olumsuz hiçbir karar verilmemişsede; 2918 sayılı KTK’nun 109.maddesi 1.fıkrasında “motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin istekler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalda kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar” denildikten sonra 2.fıkrasında “dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha … bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre maddi tazminat istekleri içinde geçerlidir” şeklinde düzenleme yapılmasına, KTK’nun 109.maddesinin 2.fıkrasının Borçlar Kanunu’nun 60/2.maddesinde öngörülen “tazminat davası, ceza kanunları uyarınca daha … süreli zamanaşımına bağlı cezayı gerektiren bir eylemden doğmuş olursa, kişisel davaya da o zamanaşımı uygulanır” düzenlemeye koşul bir hüküm içermesine, yasa hükümlerine uygun olarak 1.3.1992 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarının c.8.maddesinde çok açık biçimde “dava; cezayı gerektiren bir fiilden doğan ve ceza kanunu bu fiil için daha … bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre tazminat talepleri içinde geçerlidir” denilmiş olmasına, KTK’nun 109/2 maddesi ile BK 60/2 maddesinin yollaması ile uzamış ceza zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra Yasa’nın 89/4 ve 66.maddesi düzenlenmesine, somut olayda davaya konu trafik kazasının 29.1.2007 tarihinde meydana gel-
mesine, kazada birden fazla kişinin yaralanmasına, davanın kaza tarihi üzerinden 8 yıl geçmeden 11.11.2009 tarihinde açılmış olması nedeniyle zamanaşımının gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 603,52 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.