YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12382
KARAR NO : 2012/1236
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili, ….İcra Müdürlüğü’nün 2009/97 Takip, … İcra Müdürlüğünün 2009/143 talimat sayılı dosyasından 26.6.2009 tarihinde haczedilerek 5.8.2009 tarihinde muhafaza altına alınmak istenen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, haciz ve muhafaza tehdidi altında 5.8.2009 tarihli hacizde alacaklı vekiline 24.6.2009 tanzim 30.11.2009 vadeli 10.000 TL’lik senet verdiklerini, söz konusu mahcuzların borçludan satın alındığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını, %15 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, … mahkemelerinin yetkili olduğunu haciz adresinin borçluya ait olup işyeri devri nedeniyle İİK 44. madde gereğince davanın reddi gerektiğini ayrıca davacının borcu üstlenerek senet verdiğini belirterek davanın reddini, %40 tazminatın tahsilini savunmuş, 25.11.2010 tarihli beyanıyla da borcun ödenmesi nedeniyle takip dosyasının işlemden kaldırıldığını davanın konusuz kaldığını belirtmiştir.
Borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; ödeme emrinin borçluya haciz adresinde, Tebligat Kanunu’nun
maddesine göre tebliğ edildiği, davacı ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunmadığı, davacının takip konusu borçtan önce kurulduğu davacının haciz adresinde takipten önce şube açtığı, borçlu ile davacı şirket arasında işyeri devrine ilişkin resmi kayıtlarda herhangi bir bilgi olmadığı, davacı şirketin haciz sırasında haciz ve muhafaza baskısıyla senet vermiş olmasının haczedilen malların borçluya ait olduğuna ispata yeterli olmadığı, ayrıca senetle ilgili davacı tarafından açılmış istirdat davasının mevcut olduğu göz önüne alınarak dava konusu mahcuzların davacıya ait olduğu vicdani kanısıyla davanın kabulüne, haczin kaldırılarak mahcuzların davacıya teslimine şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece 2.3.2011 tarihli ek kararla davalı tarafından eksik temyiz harç ve masrafları tamamlanmaması nedeniyle temyizden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiş, 28.9.2011 tarihli ek kararla temyiz masraflarının süresi içerisinde yatırıldığı gerekçesiyle temyizden vaz geçilmiş sayılmasına dair 2.3.2011 tarihli ek karardan dönülmüştür.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Dava, konusu 26.6.2009 ve 5.8.2009 tarihli hacizler, davalı borçlunun takip konusu senet, ticaret sicilinde kayıtlı adresi (16.1.2009 tarihli ticaret sicil gazetesinden borçlunun 24.12.2002 tarihinden beri haciz adresinde faaliyette olduğu görülmektedir) borçlu şirket temsilcisinin 27.3.2009 tarihli mal beyanı dilekçesinde bildirdiği adreste yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir. Davacı 3.kişi vekili dava konusu mahcuzları 16.7.2008 tarihinde borçludan aldıklarını ve 30.7.2008 tarihinde de haciz adresinde şube açtıklarını 28.8.2008 tarihinde de işyeri açma ve çalışma ruhsatı alarak faaliyete başladıklarını beyan ederek ticaret sicil kayıtlarını delil olarak sunmuştur. Hernekadar davacının sunduğu delillerden davacı 3.kişinin haciz adresinde 20.11.2008 tarihli borçtan önce 30.7.2008 tarihinde faaiyete başladığı görülmekte ise de gerek borçlu şirket temsilcisinin 27.3.2009 tarihli mal beyanı dilekçesindeki adresi, gerek senet adresi, gerekse
16.1.2009 tarihli ticaret sicil gazetesinden borçlu şirket ile davacı 3.kişi şirketin borçtan sonra da haciz adresini birlikte kullandıkları anlaşıldığından borçlu ile davacı 3.kişi şirket arasındaki örtülü işyeri devri nedeniyle devrin İİK 44 ve BK 179.maddesindeki şartlara uygun olarak yapıldığının iddia ve ispatlanamaması; biran için işyeri devrinin muvazaalı olmadığı kabul edilse bile BK 179.madde gereğince işletme borçlarından işletmeyi devralan davacı 3.kişinin de sorumlu olacağı gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de; takip konusu borç davacı 3.kişi tarafından 5.8.2009 tarihli haciz sırasında haciz ve muhafaza baskısıyla verilen 24.6.2009 tanzim 30.11.2009 vadeli senet ile ödendiğinden davanın bedele dönüştüğü gözönüne alınarak bedel yönünden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 7.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.