Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8641 E. 2012/2128 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8641
KARAR NO : 2012/2128
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacı vekili müvekkiline ait aracın davalı nezdinde kasko sigortalı olduğunu meydana gelen kazada tamamen hasar gördüğünü ileri sürerek, 18.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili rizikonun teminat dışında olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının doğru ihbarda bulunma yükümlülüğünü ihlal ettiği, rizikonun teminat dışında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan sigorta değeri tazmini istemine ilişkindir.
TTK’nun 1282.maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde, bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğunun kanıtlanması gerekir. TTK’nun 1292/3 maddesi uyarınca, rizikonun gerçekleştiğine dair ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat
içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Davalı … şirketi vekili, davacının doğru ihbarda bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, rizikonun teminat dışında olduğunu savunmuştur. Ancak rizikonun teminat dışında kabul edildiği haller Kasko Sigortası Genel Şartları’nda tek tek sayılmıştır.Davalı vekili rizikonun teminat dışında kalmasını gerektirecek hiç bir durumu ileri sürmeksizin salt doğru ihbarda bulunulmadığına dayanmakta, sigortalı araç sürücüsünün ihbarda bulunmadığını, aracın ağır hasar görmesine rağmen yaralanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve herhangi bir sağlık kuruluşuna gitmediğini savunmaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere rizikonun teminat dışında sayılması için davalı … şirketinin iddia ettiği oluş şeklinin teminat dışı hallerden birisi olması gerekir. Sigortalı araç hasarlı bir halde yol kenarında jandarma ekibi tarafından bulunmuş, davacı ve tanıkları kazadan sonra davacının eve getirildiğini beyan etmiş, davacı aynı gece bir sağlık kliniğine müracaat etmiştir.Sigortalı aracın hasar gördüğü sabit olup davalı … şirketi tarafından zararın teminat dışında kalmasını gerektiricek hiçbir oluş şekli ileri sürülerek kanıtlanmamıştır.
O halde, mahkemece, rizikonun teminat kapsamında kaldığı kabul edilerek, bilirkişi tarafından belirlenen zarara hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.