YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1685
KARAR NO : 2012/2131
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek 36.589,20 TL tedavi giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı Türkiye’de geçirdiği kaza sonucunda yaralanmış tedavisi ise ikamet ettiği …’da yapılmıştır. Davacı tedavi giderini talep etmekte olup, yurtdışında yapılan tedavi giderlerinin davalıdan tahsilinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporları davacı tarafından sunulan faturalardaki tutarların toplamından ve yurt dışı tedavi giderlerine göre uygun olduğunun belirtilmesinden ibarettir. Mahkemece doktor bilirkişiden rapor alınarak kaza sonrasında meydana gelen yaralanmalar itibariyle yapılması gerekli tedaviler ve yurt
dışında karşılığı olan tedavi giderleri belirlenerek açıklayıcı, denetime elverişli olarak hazırlanacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davalı … kazaya neden olan aracın trafik zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91’inci maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre, sigortalının aracın işletilmesi nedeni ile zarar görenlere ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ve faizi ödemesi gerekir. Somut olayda davacıya çarpan araç ticari araç değildir, buna göre yasal faize hükmedilmesi gerekirken, avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut uyuşmazlıkta davalı … şirketine ihbarın hangi tarihte yapıldığı da kanıtlanamadığından, dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile hüküm kurulması da isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.