YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8113
KARAR NO : 2010/1619
KARAR TARİHİ : 01.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 214 ada 10 parsel sayılı 30.482,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı … adına tesciline ve Hazine aleyhine 4.992 TL vekalet ücretine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle çekişmeli taşınmaz kültür arazisi niteliğinde olup, davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği belirlendiğine göre, davacı Hazine’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece davalı taraf vekili lehine hükmolunan 4.992 Lira ücreti vekalet yüksek olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31/son maddesine göre avukat veya dava vekili ile takip olunan davalarda vekalet ücreti davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuen tayin ve takdir olunur. Ancak, takdir edilecek vekalet ücretinin miktarı, keşif yapılmışsa keşifte belirlenen değere göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi ücret sınırları üstünde olamaz. Keşif yapılmayan durumlarda davanın önemi ile aynı kanunun 36/2. maddesi uyarınca ilgili parsele ait son beyan dönemi emlak vergisi değeri göz önünde bulundurulmalıdır. Hal böyle olunca; davada haklı çıkan yararına Kadastro Kanunu’nun 31 ve 36/2. maddelerinde belirtilen hükümler göz önünde bulundurularak vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken. Mahkemece, anılan ilkeler göz ardı edilerek nispi olarak hesap edilen 4.992 lira vekalet ücretine karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.