YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9411
KARAR NO : 2010/1644
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 139 ada 2 parsel sayılı 7593.22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde davalı …’ın payına yönelik olarak, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 139 ada 2 parsel sayılı taşınmazın payları oranında davacı ve diğer tespit malikleri adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacının tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. Mahkemece; davacının dayandığı 24.2.1977 tarih 37 sıra numaralı tapu kaydının kuzey sınırının “… ve …” okumak suretiyle, davalı dayanağı Ağustos 1981 tarih 10 sıra numaralı tapu kaydının geldisi olan, … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan 15.2.1945 tarih 154 sıra numaralı tapu kaydını sınır gösterdiği hususu araştırılmamıştır. Mahkemece, yapılan araştırma ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri, oluşum belgeleri ve varsa haritaları, komşu taşınmazların onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davacı ve davalı tarafın dayandığı tüm tapu kayıtları tesislerinden itibaren bütün tedavülleriyle birlikte okunup, tapu kayıtlarının hudutları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaret edilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, davacı dayanağı tapu kaydının kuzey sınırında, davalı dayanağı tapu kaydının önceki malikini neden sınır gösterdiği hususu üzerinde önemle durulmalı, davacı dayanağı tapu kaydının kuzey sınırında davalı dayanağı tapu kaydının önceki maliki gösterildiği halde, tapu kayıtlarının mevkilerinin neden farklı olduğu üzerinde durulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, davacı ve davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciilerinden sorulmalı, revizyon görmüş iseler revizyon gördükleri taşınmazlara ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş tapu kayıtları getirtilmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir, denetime elverişli ve keşfi izlemeye elverişli kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 02.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.