YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2019/120
KARAR NO : 2022/517
KARAR TARİHİ : 12.04.2022
MAHKEMESİ : Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 8. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir.
2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır 2. Aile Mahkemesinde 10 yılı aşkın süredir görülen mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davasında üç kez bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, alınan üç raporun her biri için ayrıca bir kök rapor alındıktan sonra dosyanın esas bakımından karar verilmek üzere incelemeye alındığını, bu sırada mahkeme hâkiminin değiştiğini, davaya bakmakla görevli hâkim …’nın, davalının daha önce ara kararla reddedilmiş olan dördüncü bilirkişi incelemesi talebini hiç bir gerekçe göstermeksizin açık kanun hükümlerine ve usul ilkelerine aykırı olarak kabul ettiğini, dördüncü rapor da diğer raporlardaki gibi davacı lehine olduğu hâlde kötü niyetli davalının talebi kabul edilerek dosya üzerinde beşinci kez bilirkişi incelemesine karar verildiğini, dosyanın bu kez iki öğretim üyesi ve bir avukattan oluşan heyete tevdi edildiğini, hâkim tarafından verilen bu ara kararlarının açık kanun hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46/1-e maddesi uyarınca davacı yararına 10.000TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 5.600TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı Hazine vekili; zamanaşımı nedeniyle ve HMK’nın 46. maddesindeki koşullar oluşmadığından davanın reddine ve HMK’nın 49. maddesi uyarınca davacının disiplin para cezasına mahkûm edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Özel Daire Kararı:
6. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.10.2018 tarihli ve 2018/1 E., 2018/2 K. sayılı karar ile;
“…Dava, hakimin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hâkimin hukuki sorumluluğu başlıklı HMK’nin 46. maddesinde, hakimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı hangi hallerde Devlet aleyhine tazminat davası açılabileceği tahdidi olarak sayılmış olup buna göre; kayırma veya taraf tutma, taraflardan birine olan kin ve düşmanlık yahut sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle farklı bir anlam yüklenmeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayalı olarak bir karar veya hüküm verilmiş olması, duruşma tutanakları ile hüküm veya kararın değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş bir sözün hüküm veya kanunlara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması, hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması olarak sayılmıştır.
İddia, savunma Diyarbakır 2. Aile Mahkemesinin 2012/7 Esas sayılı dava dosyası sureti ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda ihbar olunan hakimin önceden ve kendi döneminde alınmış bilirkişi kurullarının raporlarındaki gördüğü eksikliği ve çelişkileri gidermek amacıyla ek raporlar aldırdığı, duruşma günleri olarak makul süreler belirlediği, kendisinin atanmasından önce geçen yargılama süresinin sorumluluğunun ihbar olunan hakime yüklenemiyeceği, HMK’nin 46. maddesinde sayılan sınırlı ve hukuki sorumluluk nedenlerinden hiç birisi mevcut olmadığından, HMK’nin 46/1-e maddesi gereğince açılan davanın esastan reddine HMK’nin 49. maddesi uyarınca takdiren 1.000 TL disiplin para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına karar vermek gerektiği sonuç ve kanısına varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1- Davanın ESASTAN REDDİNE,
2- 6100 Sayılı HMK nın 49. maddesi gereğince, takdiren 1.000,00 TL disiplin para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
3- Alınması gereken 35,90 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 266,40 TL harçtan düşümü ile kalan 230,5 TL nin istek halinde davacıya iadesine,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir olunan 3.300,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,…” karar verilmiştir.
Kararın Temyizi:
7. Özel Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz isteminde bulunulmuştur.
II. GEREKÇE
8. Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK’nın 46. maddesinde “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:
a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.
ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.
d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.
e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır.
10. Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat davası açma şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.
III. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA,
Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 12.04.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.