YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1980
KARAR NO : 2011/3041
KARAR TARİHİ : 04.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece iptal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davalı … vekili tarafından cevap dilekçesinde taşınmazın satın alınması sırasında konut kredisi kullanıldığı ileri sürülmüş ve delil dilekçesine de bir ödeme makbuzu eklenmiştir. Getirtilen banka yazısına göre de davalı … tarafından konut kredisi alındığı anlaşılmıştır. Tasarrufun iptali davalarında bedel farkı hesaplaması yapılırken davalı 3. kişinin taşınmazı satın alırken kullandığı kredilerin de nazara alınması gerektiği, Dairemizin yerleşik içtihatlarında belirtilmiştir. Hal böyle
olunca 3. kişi Metin’in dava konu taşınmazı satın alırken konut kredisi kullanıp kullanmadığı başka bir deyişle VakıfBank Şirinyer Şubesinin 18/01/2008 tarihli yazısında belirtilen 13/09/2007 tarihli konut kredisinin dava konusu edilen taşınmaz için kullandırılıp kullandırılmadığı araştırılmalı şayet bu kredinin dava konusu taşınmaz için kullandırıldığı anlaşılırsa, kredi miktarının satış bedeline eklenmesi sonucu bedel farkının oluşmayacağı ayrıca davalılar arasında akrabalık, iş ilişkisi ya da arkadaşlık gibi birbirinin durumunu bilebilecek bağlantı da bulunmadığı göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 04.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.