Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2951 E. 2012/4849 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2951
KARAR NO : 2012/4849
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 21 ve 158 ada 39 parsel sayılı 540.36 ve 1644.19 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve paylaşma nedeni ile paylı olarak davalı … ile dava dışı …adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak davalı … adına tespit edilen payın adına tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tespitlerinin iptali ile paylı olarak davacı … ve dava dışı …adlarına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların … terekesinin paylaşılması sonucu davacıya ve dava dışı …’a kaldığı, fiili kullanımın da buna uygun olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Taşınmazların öncesinin ortak miras bırakan …’ye ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar mirasçılar arasında yapılan paylaşmaya tüm mirasçılar katılmamış ise de, paylaşmaya katılmayan …’un daha sonra yapılan kadastro çalışmaları sırasında miras payına karşılık kendisine verilen taşınmazları sahiplenmek suretiyle paylaşmayı benimsediği de mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların muris … tarafından sağlığında paylaştırılıp paylaştırılmadığı, bir başka ifadeyle murisin sağlığında taşınmazları bağışlayıp bağışlamadığı, böyle bir bağışlama yok ise, murisin ölümünden sonra yapılan mirasçılar tarafından da varlığı inkar edilmeyen paylaşma sonrasında hangi taşınmazın, kime kaldığı ve tespit tarihine kadar kimin, hangi tarihten beri, hangi sıfatla zilyet olduğu konusunda toplanmaktadır. Bu konuda keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları çelişkili olduğundan yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. O halde, doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle tarafların bu konudaki tüm delilleri ve tanıkları sorulup saptanmalı, muris …’nin ölüm tarihi belirlenmeli, terekeye dahil tüm taşınmazların kadastro tutanakları getirtilip kadastro sırasında ne şekilde tespit edildikleri incelenmelidir. Bu şekilde dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilenler arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile taraf tanıkları ve refakate alınacak uzman fen bilirkişisi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı; özellikle yerel bilirkişilerden ve taraf tanıklarından tarafların iddia ve savunmalarında ileri sürdükleri hususlar detaylı şekilde sorularak; taşınmazların muris … tarafından sağlığında paylaştırılıp paylaştırılmadığı, paylaştırma suretiyle yaptığı bir bağışlama olmaması halinde, murisin ölümünden sonra tüm mirasçılar arasında tespit maliki Miyase katılmadan yapılan, ancak daha sonra adı geçen tarafından kadastro çalışmaları sırasında kendisine miras payı olarak verilen taşınmazları sahiplenmek suretiyle benimseyerek onay vermesi nedeniyle geçerli hale geldiği kabul edilen paylaşma sonucu hangi taşınmazın kime kaldığı ve tespit tarihine kadar kimin hangi tarihten beri hangi sıfatla zilyet olduğu hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı; beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılarak bu çelişki giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de taşınmazların başında dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.