Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1663 E. 2010/2589 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1663
KARAR NO : 2010/2589
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 884 ada 64 parsel sayılı 28122.70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve müşterekleri adına eşit paylar oranında tespit edilmiştir. Davacı … Belediye Başkanlığı yasal büresi içinde taşınmazın mera olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 884 ada 64 sayılı parselin tespit gibi davalılar ve ölü olanların mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Toprak Tevzi çalışmaları sırasında ve kadastro tespitinde uygulanan tescil ilamı ile oluşan davalılara ait tapu kaydının taşınmaza uyduğu, davalı tarafın 20 yılı aşkın zilyet bulunduğu ve taşınmazın mera olmadığı kabül edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosyaya getirtilen Ovakışla Köyü ile taşınmazın tespit edildiği mahalleyi birlikte gösteren kadastro paftasına göre davacı Belediyenin aynı adada ve farklı adalarda bulunan bir çok taşınmaza dava açtığı, taşınmazın bulunduğu Kırklar Mahallesinin sınırında bulunan Ovakışla Köyüne ait 757, 756 ve 595 sayılı parsellerin, kadastro tespiti sırasında Toprak Tevzi Komisyonunca mera olarak haritaya bağlanması ve kadim mera olması nedeniyle mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırıldığı ve tespitlerinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yine getirtilen tespit tutanak ve tapu kayıtlardan Ovakışla Köyünde kadastro tespitinin 1972 yılında, 4753 sayılı Yasa’ya göre Toprak Tevzi çalışmalarının ise 1956 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu köye ait belirtmelik tutanakları ve haritaları getirtilerek uygulanmamıştır. Taşınmaz hakkında Kırklar Mahallesinde 1963 yılında Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışma sonucu düzenlenen belirtmelik krokisi ve haritası ile hasımsız olarak açılan dava sonunda tescil ilamı ile oluşan ve sonrasında davalılar adına tescil edilen tapu kaydının haritası zemine usulüne uygun olarak uygulanmamış yerel bilirkişi tespit bilirkişisi ve tanıkların dava konusu taşınmazın niteliğine ilişkin beyanları arasındaki çelişki giderilmemiş, davacı Belediyenin aynı iddia ile açtığı davaların sağlıklı ve doğru sonuca ulaştırılabilmesi için birleştirilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Böylesine eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için, davacı Belediyenin aynı iddia ile dava açtığı tüm parseller ile Ovakışla beldesi ve Kırklar mahallesini birlikte gösterir geniş kapsamlı birleşik kadastro paftası getirtilerek, taşınmazın bulunduğu yer ve çevresi ile sınır teşkil eden Ovakışla Köyü çalışma alanında bulunan parseller ve davacı Belediyenin aynı iddia ile dava açtığı tüm parselerin çevresinde bulunan komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanakları, Ovakışla Köyünde 4753 sayılı Yasa gereğince 1956 yılında Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen belirtmelik tutanakları ve haritaları, mera tahsine ilişkin harita ve tutanaklar ile dayanakları getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, sağ olan belirtmelik bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir.Yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişiler eli ile Ovakışla ve Kırklar Mahallesine ait belirtmelik tutanakları ve haritaları, mera tahsis haritaları ile davalıların tapusunun dayanağını oluşturan tescil haritası ölçekleri eşitlenerek ve kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, dava konusu taşınmaz ve çevresinin 4753 sayılı Yasa uyarınca yapılan çalışmalardaki konumu kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimin tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, Ovakışla Köyü sınırında tespit edilen meralardan açılıp açılmadığı ve bu meraların devamı niteliğinde olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, Ovakışla ve Kırklar Mahallesine ait belirtmelik tutanağında imzası bulunan ve sağ olan belirtmelik bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı hususunda bilgi alınmalıdır. Ovakışla Köyü ve Kırklar Mahallesinin sınırında kalan ve birbirine komşu olan parsellerin ve dayanaklarının birbirini ne olarak gösterdiği tespit edilmeli, keşfe katılacak 3 kişilik uzman ziraat bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliği, toprak yapısı, mera niteliğinde olup olmadığı, taşınmaz ve çevresinin sınırında bulunan Ovakışla Köyünde tespit edilen mera parsellerinin devamı niteliğinde olup olmadığı hususunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın keşif sırasında çektirilecek fotoğraflarının da rapora eklenmesi sağlanmalı, uzman fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir ve Kırklar Mahallesi ile Ovakışla (Köyü) Beldesinin Toprak Tevzi paftaları ile Kadastro paftalarının mera tahsis haritalarının ve davalıların tapu kaydının haritasının çakıştırılmalı biçimde uygulanmasını kroki üzerinde gösteren denetime elverişli rapor düzenlettirilmeli, Ovakışla Belediyesinin aynı iddia ile açtığı tüm taşınmazlara ilişkin davalar birleştirilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirtilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.