Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1667 E. 2010/2590 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1667
KARAR NO : 2010/2590
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1069 ada 16 parsel sayılı 20243.98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Belediye Başkanlığı, yasal süresi içinde taşınmazın mera olduğu iddiasına, davacı … ve … irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı … Belediyesinin davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulü ile çekişme konusu 1069 ada 16 sayılı parselin davacı … ve … adına müştereken tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Belediye Başkanlığı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Hazine adına 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydının tesisinden geriye 20 yılı aşkın süre davacılar ve bayilerinin zilyet bulunduğu ve taşınmazın mera olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosyaya getirtilen Ovakışla Köyü ile taşınmazın tespit edildiği mahalleyi birlikte gösterir kadastro paftasında davacı Belediyenin aynı ada ve farklı adalarda bulunan bir çok taşınmaza dava açtığı, taşınmazın bulunduğu Kırklar Mahallesinin sınırında bulunan Ovakışla Köyüne ait 757, 756 ve 595 sayılı parsellerin Toprak Tevzi Komisyonunca mera olarak haritaya bağlanması ve kadim mera olması nedeniyle kadastro tespiti sırasında mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırıldığı ve tespitlerinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yine getirtilen tespit tutanakları ve tapu kayıtlarından Ovakışla Köyü’nde kadastro tespitinin 1972 yılında, 4753 sayılı Yasa’ya göre Toprak Tevzi çalışmalarının ise 1956 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu köye ait belirtmelik tutanakları ve haritaları getirtilerek uygulanmamıştır. Taşınmaz hakkında Kırklar Mahallesinde 1963 yılında Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışma sonucu düzenlenen belirtmelik krokisi ve haritası, davacı … ve …’nun dayandığı ve kadastro tespiti sırasında yoldan sonraki davacılar adına tespit edilen 884 ada 62 sayılı parsele revizyon gören hasımsız açılan tescil davası sonucu oluşan 16.12.1952 tarih ve 20 sıra numaralı tapu kaydı ve haritası zemine usulüne uygun olarak uygulanmamıştır. Dava konusu taşınmazın niteliğine ilişkin yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıkların beyanları arasındaki çelişki giderilmemiş, davacı Belediyenin aynı iddia ile açtığı davaların sağlıklı ve doğru sonuca ulaştırılabilmeleri için birleştirilmeleri gerektiği düşünülmemiştir. Böylesine eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için, davacı Belediyenin aynı iddia ile dava açtığı tüm parseller ile Ovakışla Beldesi ve Kırklar Mahallesini birlikte gösterir geniş kapsamlı birleşik kadastro paftası, taşınmazın bulunduğu yer ve çevresi ile sınır teşkil eden Ovakışla Köyü çalışma alanında bulunan parseller ve davacı Belediyenin aynı iddia ile açtığı tüm parsellerin çevresinde bulunan komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanakları, Ovakışla Köyü’nde 4753 sayılı Yasa gereğince 1956 yılında Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen belirtmelik tutanakları ve haritaları, mera tahsisine ilişkin harita ve tutanaklar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, sağ olan belirtmelik bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişiler eli ile Ovakışla ve Kırklar Mahallesine ait belirtmelik tutanakları ve haritaları, mera tahsis haritaları ile davacı tarafın tapu kaydı ve dayanağını oluşturan tescil haritası, ölçekleri eşitlenerek ve kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, dava konusu taşınmaz ve çevresinin 4753 sayılı Yasa ile yapılan çalışmalardaki konumu kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, Ovakışla Köyü sınırında tespit edilen meralardan açılıp açılmadığı ve bu meraların devamı niteliğinde olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, Ovakışla ve Kırklar Mahallesine ait belirtmelik tutanağında imzası bulunan ve sağ olan belirtmelik bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı hususunda bilgi alınmalıdır. Ovakışla Köyü ve Kırklar Mahallesinin sınırında kalan ve birbirine komşu olan parsellerin ve dayanaklarının birbirini ne olarak gösterdiği tespit edilmeli, keşfe katılacak 3 kişilik uzman zirai bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliği, toprak yapısı, mera niteliğinde olup olmadığı, taşınmaz ve çevresinin sınırında bulunan Ovakışla Köyü’nde tespit edilen mera parsellerinin devamı niteliğinde olup olmadığı hususunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın keşif sırasında çektirilecek fotoğraflarının da rapora eklenmesi sağlanmalı, uzman fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir ve Kırklar Mahallesi ile Ovakışla (Köyü) Beldesinin Toprak Tevzi paftaları ile kadastro paftalarının, mera tahsis haritalarının ve davacıların tapu kaydının ve haritasının çakıştırılmalı biçimde uygulanmasına kroki üzerinde uygulamasını gösteren, denetime elverişli rapor düzenlettirilmeli, …’nin aynı iddia ile açtığı tüm taşınmazlara ilişkin davalar birleştirilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirtilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.