YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8456
KARAR NO : 2011/8781
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın çalındığını, ihbara rağmen davalının araç bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 7.000 TL’nın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket yetkililerinin olaya müteakip alınan ifadelerinde, akşam saatlerinde aracı parkettiklerinde kapılarını kilitleyip kilitlemediklerini hatırlamadıklarını, anahtarın araç üzerinde kaldığını beyan ettiklerini, hasarın teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
6.10.2009 gün 2008/608-2009/418 sayılı önceki hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairenin 7.10.2010 gün 2010/4846-7915 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra davanın kabulü ile 7.000 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama-
sına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 1281/1.maddesine göre, harp ve isyan olayları dışında kalan her türlü riziko, sigorta teminatı içinde ise de; aynı maddenin 2.fıkrasında teminatın sözleşme ile sınırlandırılmasının da mümkün olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır. Nitekim Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının sigortanın kapsamı ve konusunu belirleyen A.1.maddesine göre kazalar, 3.kişilerin kötüniyetli davranışları, aracın yanması ve çalınması veya çalınmasına teşebbüsten doğan zararlar bu sigortanın konusunu oluşturmaktadır.
Aracın anahtarının ele geçirilmesi ile yapılan hırsızlıklar ile ilgili olarak Kasko Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yapılmış, bu genel şart değişikliği 20.6.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre, asıl ya da yedek anahtarın ele geçirilmesi suretiyle yapılan hırsızlıklar ek sözleşme ile teminat altına alınmaktadır. Kasko Sigorta Genel Şartlarının “Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Zararlar” başlıklı A.4.maddesinin II.bendi; “araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması ve çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarlar” hükmünü içermektedir. Bu bağlamda sigorta poliçesinde anahtar kullanılarak araç çalınması belirli şartlara bağlanmak suretiyle ek teminat olarak verilmiştir.
Anahtar kullanılarak araç çalınması klozunda “kasko sigortası genel şartları uyarınca; sigortalı araç anahtarları kullanılarak aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarlar bu poliçe teminatı dışındadır. Ancak; sigortalının araç anahtarlarının gasp sonucu ele geçirilmesi yoluyla aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi, araç anahtarlarının, sigortalının veya aracı kullanımına tahsis ettiği kişinin kendi ev veya işyeri niteliğindeki kapalı ve kilitli bir mekanda muhafazası esnasında, bu mekana, kırma, delme, yıkma, devirme, zorlama, öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanarak veya tehditle ya da araç gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanmak suretiyle ele geçirerek aracın çalınması veya çalın-
maya teşebbüs edilmesi, teminat kapsamına alınmıştır.” hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda davacı, şirket yetkilisi Hasan Köse hırsızlık olayının akabinde sıcağı sıcağına ilgili Jandarma Komutanlığında verdiği 5.7.2008 tarihli ifadesinde özetle fabrika binası ve bahçesinin dışına park ettikleri aracın kapısını kilitleyip kilitlemediğini hatırlamadığını, aracın kontak anahtarının araç üzerinde kaldığını beyan etmiş; yine davacı şirket ortaklarından … olaydan hemen sonra aynı tarihte jandarmada alınan ifadesinde aracı kendisinin kullandığını, 4.7.2008 tarihinde akşam saatlerinde aracı fabrika bahçesinin dışına park ederken kapılarını kilitleyip kilitlemediğini hatırlamadığını beyan etmiştir. Aracın fabrika binası ve bahçesi dışında kamuya açık olan yol üzerine park edildiği 5.7.2008 tarihli olay yeri tesbit tutanağından anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında davacı vekili aracın üzerinde anahtar bırakılmadığını, her iki anahtarın da müvekkilinde bulunduğunu belirtmesine rağmen çalınan araca ait olduğunu ileri sürdüğü tek bir anahtarı dosyaya ibraz etmiş, yedek anahtar ibraz edilmemiştir. Davalı vekili teslim edilen anahtarın çalınan araca ait olup olmadığının tesbitini, davacı vekili ise aracın değerinin tesbitini talep etmişler, mahkemece aracın elde edilememesi nedeniyle bu taleplerin reddine, taleple bağlı kalınarak 7.000 TL araç bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece; davalı taraf, yetkili servislerde satılan araçların anahtarlarının seri numarasına göre hangi araca ait olduğuna dair kayıtlar bulunduğunu iddia ettiğine göre, davacı tarafından teslim edilen anahtarın seri numarası belirtilerek bu anahtarın davacı şirkete ait çalınan araca ait olup olmadığının merciileri nezdinde araştırılması, taraflar arasında düzenlenen poliçe aslının ilgililerden ibrazının istenmesi, daha sonra seçilecek trafik-hasar ve sigorta uzmanı bilirkişi kurulundan kasko poliçesi hükümleri, 20.6.2006 tarihinde Kasko Poliçesi Genel Şartlarında yapılan değişiklikler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, aynı model, marka ve özellikteki aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç bedelinin tesbiti hususlarında rapor aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 6.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.