YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4017
KARAR NO : 2012/5727
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Yeni Köyde 154 ada 70 parsel sayılı 673,98 ve 179 ada 170 parsel sayılı 1337,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, miras yolu ile gelen hak, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve kesinleşmiş tescil ilamı nedeni ile davalı … adına, 186 ada 116 parsel sayılı 3053,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, miras yolu ile gelen hakka dayanarak taşınmazların 1/2’şer hissesinin adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddi ile çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, 154 ada 70 parsel ve 179 ada 170 parsel sayılı taşınmazlar Tavşanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin tarafları yönünden kesin hüküm oluşturan 2000/886-1111 Esas, Karar sayılı vasiyetin tenfizi kararından tarafların murisi Şerif’e aitken oğlu davalı …’e vasiyet edildiği, söz konusu kararla vasiyetin tenfizi talebi kabul edilerek taşınmazların …’e teslimine karar verildiği anlaşılmasına göre, davacı …’in 154 ada 70 ve 179 ada 170 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellerle ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davacı … vekilinin ll8 ada 116 parsele yönelik temyizine gelince; mahkemece, davacı taraf çekişmeli taşınmazın taksim edilmediğini ve taşınmazın 1/2 hissesi üzerinde hakkı bulunduğunu iddia ettiği ve keşifte dinlenen yerel bilirkişi de ifadesinde taraflar arasında bir taksim bulunup bulunmadığını bilmediğini beyan ettiği halde taksim olgusu araştırılmadan ve gerekçe kısmında tartışılmadan dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de,yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın tarafların anneleri Selime’den kaldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. O halde Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri sorulup toplanmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden, elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazın bulunduğu yeri ve kullanım şeklini iyi bilen 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, taşınmazın kimler tarafından ve ne şekilde kullanıldığı, kadastro tespitinden evvel taraflar arasında fiilen paylaşılmış olup olmadığı, kullanımın bu paylaşıma uygun bulunup bulunmadığı yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından sorulup saptanmalı; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli ve infazı mümkün ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.