Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9820 E. 2011/6482 K. 21.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9820
KARAR NO : 2011/6482
KARAR TARİHİ : 21.06.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkili şirkete kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, araç çalındıktan sonra sigortalıya 23.000 TL araç bedelinin 19.1.2007 tarihli mutabakat gereğince 1.2.2007 tarihinde ödendiğini, daha sonra aracın hasarlı olarak bulunduğunu, sigorta şirketinin araç kaydı üzerinde bulunan takyidatlar nedeniyle aracı satamadığını belirterek 3.426 TL’nın 19.1.2007 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi sigorta şirketi ödeme yaptığı sırada araç üzerinde haciz olmadığını, sonradan konulan hacizler nedeniyle sorumlu olmadıklarını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre aracın mülkiyetinin 1.2.2007 ödeme tarihinde davacıya geçtiği, 2918 sayılı yasanın 20. maddesi gereğince 1 aylık süre içinde tescil işlemini yaptırmadığını, davacı şirketin kendi ihmali nedeniyle meydana gelen durumun sonuçlarına katlanması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalıya ait aracın kasko sigortacısı olup çalınan aracın bedelini ödedikten sonra aracın bulunduğunu araç kaydı üzerinde bulunan hacizler nedeniyle aracın satılamadığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. Aracın çalınmasından sonra çalıntı kaydı trafik siciline işlenmiş, çalıntı kaşeli ruhsat çıkarılmış, aracın bulunma tarihine kadar araç kaydı üzerine haciz konulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında geçerli kasko sigortası genel şartlarının 3.3.3.2. maddesinde, “çalınmış olan aracın bulunması için ilgili makamlarca yapılacak araştırmalar 30 gün içinde sonuç vermediği takdirde sigortalı durumu ilgili makamlara başvurduğunu belgelemek suretiyle, sigortacıya bildirir. Sigorta ettiren ya da hak sahibi hakkında soruşturma açılmış ise bu soruşturmanın tamamlanmasına kadar sigortacı tazminat ödemesini bekletebilir. Çalınmış olan taşıtın bulunması, sigorta tazminatının ödenmesinden önce olmuş ise sigortalı, taşıtı geri almak zorundadır. Sigortacı tarafından değeri ödenen taşıt, ödemeden sonra bulunursa, sigorta ettiren ve/veya sigortalı keyfiyeti derhal sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu durumda sigortalı tazminatı ya iade eder ya taşıtın mülkiyetini sigortacıya devreder. Taşıtta çalınma dolayısıyla bir zarar meydana gelmiş ise sigortacı zararı öder” hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, davalı, aracın sigorta şirketine devri için vekaletname vermediği gibi, araç kaydı üzerindeki hacizleri de kaldırmamıştır.
O halde, davacı … çalınan araçta oluşan zararı sigortalıya öder, ancak davalı sigortalıda aldığı tazminatı sigortacıya iade edeceğinden, mahkemece aracın değeri ve hasarlı bedelinin belirlenmesi için konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak ve genel şarta uygun olarak karar vermek gerekirken, yanlış gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.