Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11538 E. 2011/7808 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11538
KARAR NO : 2011/7808
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu otobüsünü davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, kesin ya da geçici aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda davacılar tarafından dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Mahkemece, haciz tutanağında, borçlunun başkaca haczi kabil malının bulunmadığının açıkça belirtilmediği ve borçluya ait başkaca mal varlıklarının olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Borçlu
arafından verilen mal beyanında borcu karşılar nitelikte mal gösterilmediği gibi fiili haciz sırasında tespit edilen taşınırların başka icra dosyasından haczedildiği de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kaldı ki haciz yapıldığı sırada hazır bulunan borçlu tarafından borcu karşılayacak mal bulunduğu da ileri sürülmemiştir. Borçlu adına kayıtlı taşınmazların edinme değerleri ile üzerlerinde bulunan takyidatlar nazara alındığında davacı alacağını karşılamayacağı da anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalı borçlunun aciz halinin varlığı kabul edilerek bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 19.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.