Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6304 E. 2011/10257 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6304
KARAR NO : 2011/10257
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Kadıköy 8.İcra Müdürlüğünün 2009/9393 sayılı takip dosyasında, haczedilen menkullerin borçlu şirkete ait olmadığını haciz mahallinde daha önce borçlu şirketin faaliyette bulunurken temerrüt nedeniyle mahkeme kararıyla tahliye edildiğini, mahcuz makinaların 15.6.2009 tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı … Metal San ve Tic. Ltd. Şti’nden kiralandığını ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen resmi adresinde yapıldığını, davacı ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, istihkak iddiasının muvazaaya dayandığını savunarak davanın reddi ile tazminat talep etmiştir.
Davalı borçlular davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığı, haciz sırasında borçlu şirkete ait evrak bulunduğu, davacı şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ olduğu, istihkak iddiasının muvazaaya dayandığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Hacizden doğan istihkak davalarını düzenleyen İİK.nun 96, 97 ve 99.maddeleriyle haczi düzenleyen İİK.nun 85/2. maddesinde istihkak davasını, haczedilen şey üzerinde “mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hak” iddia eden kişilerin açabileceği belirtilmiştir. Ancak, buradaki mülkiyet ve rehin hakkı sözcüklerinin sınırlandırıcı olmadığı, diğer sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilerek gönderilmiş kişisel haklara, mülkiyeti muhafaza kaydı sözleşmesi ve finansal kiralama sözleşmesinden doğan haklara, teferruata, hapis hakkı gibi haklara dayanılarak da istihkak davası açılabileceği Yargıtay uygulanmasında ve öğretide kabul edilmektedir. Somut olayda ise davacı 3.kişi, anılan haklara değil kiracılık sözleşmesinden doğan kişisel bir hakka (kiracılık hakkına) dayanarak istihkak iddiasında bulunmuştur. Kural olarak, kişisel haklar istihkak davasına konu olamazlar. Mahkemece, kiracılık hakkı gibi kişisel bir hakka dayanılarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek yazılı gerekçelerle davanın esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde, dava ön koşulunun yerine getirilmemiş olması nedeniyle davalı alacaklı yararına A.A.Ü.T.nin 7/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken anılan madde hükmüne aykırı olarak fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yargılamının tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 5.bendindeki “uyarınca 5796 TL. Nisbi” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “nin 7/2.maddesi uyarınca 330,99 TL.” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.