YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8490
KARAR NO : 2022/4007
KARAR TARİHİ : 25.05.2022
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.03.2020 tarih ve 2018/667 E- 2020/179 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.11.2020 tarih ve 2020/631 E- 2020/808 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davacıların Kayseri ilinde faaliyet gösteren, un ve unlü mamüller üretim ve satış ile iştigal eden şirket ve şahıslar olduğunu, Kayseride, ekmek satış fiyatını belirleyen Esnaf ve Sanatkarlar odasının ücret tarifesinin 1,00 TL olduğunu, davacıların ve ekmek satışı yapan tüm market ve bakların bu fiyat üzerinden uygulama yapmasına karşın davalının bu fiyatın altı olan 0,75 Kuruş’tan ekmek sattığını, bu durumun haksız rekabet yarattığını, gerek yönetmelik gerekse Fırıncılar Federasyonu’nca yayınlanan genelge gereği ekmeğin belirlenen satış fiyatı üzerinden satılması gerektiğini ileri sürerek davalının yapmış olduğu haksız rekabetin önlenmesine, davalı aleyhine açılacak maddi manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin Kayseri ilinde ucuz fiyat satışlarıyla bilinen birden fazla şubesi olan gıda işletmecisi olduğunu, davalının aldığı ekmeleri karıyla tedarik fiyatının üzerinde sattığını, tedarik fiyatlarının altında bir satışın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının ekmeği 0,75 TL üzerinden satış yaptığı konusunda bir uyuşmazlığın olmadığı, Fırıncılar Odası tarafından belirlenen fiyatların altında ekmek satılmasının haksız rekabet oluşturduğu, ekmek yapım maliyetinin bilirkişilerce belirlendiği, zira bu fiyatın da piyasada var olan ekmeğin yapım maliyetinin altında olmaması gerektiği, ekmeğin maliyetinin altında satılması halinin haksız rekabet sonucunu doğuracağı, haksız rekabetin yapıldığı ileri sürülen 2018 yılında ekmek maliyet fiyatının 0,80-1,00-TL aralığında olduğu, dolayısıyla davalı şirketin sattığı ekmek yönünden satış bedeli olan 0,75 TL’nin ekmeğin maliyetinin altında bir bedel oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının maliyet değerinin altındaki fiyattan ekmek satması şeklindeki eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin önlenmesine ve haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davalının piyasadan tedarik ettiği ekmeği, üzerine % 15 oranında kar payı koyarak sattığı, davalının tedarik fiyatı üstünde satış yaptığı hususunun dosyaya sunulan faturalardan açıkça anlaşıldığı, davalının tedarik fiyatı altında satış yaptığı yönünde herhangi bir iddianın da söz konusu olmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu durumda yerleşik Yargıtay kararları uyarınca davalının ekmek üreticisi olmaması halinde üçüncü şahıslardan satın aldığı ekmeği alış fiyatının altında bir fiyatla satması halinde haksız rekabetin oluşacağı, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kanıtlanamadığı, TTK 54 ve devamı maddeleri gereğince haksız rekabet şartlarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b.2 md. gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 25/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.