Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3529 E. 2011/10282 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3529
KARAR NO : 2011/10282
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Tic. AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin zararı karşılamadığını belirterek şimdilik 6.500 TL hasar bedeli, 944 TL çekici ücreti, 356 TL değer kaybı, 200 TL araç mahrumiyeti zararı olmak üzere toplam 8.000 TL’nın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Tic. AŞ vekili, kazaya karışan, müvekkili adına kayıtlı aracın 17.10.2007 tarihli kiralama sözleşmesi ile 24 aylığına dava dışı … Elektronik San. ve Sağlık Hizm. AŞ’ne kiralandığını ve kira bedellerinin müvekkilince tahsil edildiğini, 7.6.2009 kaza tarihinde aracın işleteninin müvekkili olmadığını belirterek davanın husumet nedeniyle reddini savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili, kaza ile hasar uygun bulunmadığından hasarın ödenmediğini, çekici ücreti araç mahrumiyeti zararı ve değer kaybının teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.043,75 TL tazminatın (4.875 TL hasar bedeli, 168,75 TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere) 4.875 TL’sinin davalı … Tic. AŞ’den 7.6.2009 olay tarihinden, davalı sigorta şirketinden 16.7.2009 temerrüt tarihinden işleyeck yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen bakiye 168,75 TL araç mahrumiyeti zararının olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı … Tic. AŞ’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … Tic. AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … Tic. AŞ vekilinin bentlerin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı … Tic. AŞ’nin işleten sıfatının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı, “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3.kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3.maddesinde, işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 85.maddesinde ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araçların malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yaralanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyet altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak ta, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay’ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda davaya konu trafik kazası 7.6.2009 tarihinde meydana gelmişi olup,15.10.2007 tarihli kira sözleşmesi ile kazaya neden olan araç 24 aylığına davalı … tarafından dava dışı … Elektrik San. Tic. AŞ’ne kiralanmıştır. Bu sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü halinde işleten sıfatının kiracıya geçtiğinin de kabulü gerekir. Aracın dava dışı kiracı şirkete teslimine ve kira bedellerinin tahsil edildiğine ilişkin belgelerde sözleşme ekinde ibraz edilmiştir. Ayrıca kiralama sözleşmesinin son sayfasında 287,20 TL’lık Damga Vergisinin davalı … Tic. AŞ tarafından makbuz karşılığı ödeneceği, bu hususun davalı şirketin ticari defterinin 556. Sırasına işlendiği belirtilmiştir.
Davalı … Tic. AŞ vekili, uzun süreli araç kiralama sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin işleten sıfatının ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş ise de; mahkemece, kiralama sözleşmesinin noterde yapılmadığı, her zaman ayarlanabilir belgelerden olduğundan itibar edilmeyeceği gerekçesiyle davalı şirketin de zarardan işleten sıfatı ile sorumluluğu cihetine gidilmiştir.
Davalı … Tic. AŞ vekili, tarafından aracın dava dışı şirkete kiralandığı dolayısıyla işleten sıfatının kalmadığına dair savunması, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında düzenlenen adi yazılı kira sözleşmesine dayanmaktadır. Bu konuda ibraz edilen belge ve deliller değerlendirilirken, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratılmaması gerekir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde gözönünde bulundurularak, davalı … Tic. AŞ’ne ait araç, dava dışı … Elektrik San. Tic. AŞ’ne kiralandığına göre, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yapılan kira sözleşmesinin 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın kiracı şirkete teslim edilip edilmediği, edilmiş ise, hangi tarihte teslim edildiği, araç üzerinde kiracı şirketin fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanması olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, ibraz edilen sözleşme yükümlülüklerinin kim tarafından yerine getirildiği, davalı … Tic. AŞ ile dava dışı kiracı şirketin ticari defter, belge ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat, cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sözleşmenin noterde yapılmadığından bahisle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; davacı vekili dava dilekçesinde diğer zarar kalemleri yanında 200 TL araç mahrumiyeti giderinin davalılardan tahsilini talep etmiş; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 225 TL araç mahrumiyeti zararı tesbit edilmiş; davalı tarafa izafe olunan kusur durumuna göre (%75) davalı … Tic. AŞ’nin bunun 168,75 TL’sından sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece taleple bağlı kalınarak 200 TL’nın %75’ine isabet eden 150 TL araç mahrumiyeti zararından davalı … Tic. AŞ’nin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken HUMK’nun 74.maddesi hükmü hilafına talep aşımına sebebiyet verecek şekilde yazılı olduğu biçimde 168,75 TL araç mahrumiyeti giderinden sorumlu tutulması da isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Tic. AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle adı geçen davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Tic. AŞ’ne geri verilmesine 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.