YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5537
KARAR NO : 2012/10518
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 02.01.2012
2-…
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı olan araca, davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın çarpması sonucu araçta hasar meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin sigortalısına 12.11.2010 tarihinde 38.034 TL tazminat ödediğini ileri sürerek ödenen meblağın ödeme gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, usulüne uygun yapılan dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, yapılan ön incelemeye göre; davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortacısı olan davacının, sigortalısına ödediği tazminatın davalı karşı araç malik ve sürücüsünden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
TTK’nin 1269.maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda,
../…
-2-
2012/5537
2012/10518
sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda;
Davacı … ettiren değil, aracın kasko sigortacısıdır. Kasko sigortacısı olan davacı, sigortalısına tazminat ödemiş olup, bu tazminatın zarar sorumlusu olan davalılardan rücuen tahsilini talep etmektedir. Ortada sigorta ettiren tarafından sigorta şirketine yöneltilmiş bir dava olmadığından, rehin hakkı sahibinin açılan davada muvafakatının aranması da söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde rehin hakkı sahibinin açık muvafakatı olmadığı gerekçesiyle davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 03.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
…