Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2754 E. 2011/10295 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2754
KARAR NO : 2011/10295
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi), Çerkezköy İcra Müdürlüğü’nün 2009/266 Takip sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Saray İcra Müdürlüğü’nün 2009/127 Talimat sayılı dosyasında yapılan 27.04.2009 günlü hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, bir başka takip dosyasında aynı yerde yapılan hacze ilişkin istihkak iddiasının Mahkemece kabul edildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, takip borçlusunun alacaklının eski eşi olduğunu ve evliliği süresince de üçüncü kişi ile oturduklarını, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu ve üçüncü kişinin ispat yükü altında bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), babası olan üçüncü kişi ile birlikte yaşadığını, mahcuzların da davacıya ait olduğunu, davayı kabul ettiğini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin davacının konutunda yapıldığı, borçlunun da burada yaşadığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu faturalarla bir kısım mahcuz yönünden karinenin aksini kanıtladığı“ gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz adresinde üçüncü kişi ve oğlu olan borçlu birlikte yaşamaktadır. Buna göre, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu yönündeki kabul isabetli olmuştur. Bununla birlikte davacının karinenin aksini kanıtlamak için sunduğu delilerinin gerçekliği ve mahcuzlara uygunluğu yeterince araştırılmamıştır.
İşin esasına yönelik kabul kararı verilmeden önce sunulan faturaların gerçekliği saptanmalı, bunun için faturayı düzenleyen kişi ya da firmaların ticari kayıtları ile fatura dip koçanları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, takip borçlusunun mali durumu tespit edilip, ödemelerin kimin tarafından yapıldığı da belirlenmeli, bunların sonucuna göre gerekirse yine uzman bilirkişi refakatinde yapılacak keşif incelemesi ile faturaların mahcuzlara uyup uymadığı araştırılmalıdır.
Öte yandan, aynı yerde bir başka takip dosyasında yapılan 09.06.2003 tarihli hacze yönelik açılan istihkak davası, (Tekirdağ) Saray İcra Hukuk Mahkemesi’nin 13.01.2005 gün, 16–2 sayılı kararı ile üçüncü kişi lehine sonuçlanmıştır Bu davaya konu bir kısım eşya (tv, buzdolabı, çamaşır makinesi, vb.) mahcuzların bazıları ile aynı türdendir. Bu koşullarda davacı tarafa aynı türden ev eşyalarını ikinci kez evine almasının nedenleri de açıklattırılmalıdır.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak bir kısım mahcuzlar yönünden davanın kabulüne yönelik yazılı biçimde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.