Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2008 E. 2011/2905 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2008
KARAR NO : 2011/2905
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar … ve … vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.12.2010 Salı günü davacı … davalı … … tarafından gelen olmadı. Davalılar … ve … vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekili dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edilerek tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle;Tapuda devir alan Sanem’in devir tarihinde dört yaşında olduğu, bu yaştaki bir şahsın herhangi bir gelir sahibi olamayacağı, bu durumda satış bedelinin borçlular tarafından ödendiğinin kabulü gerekeceği, TMK.nun 426. maddesi uyarınca Sanem’e kayyum atanarak davanın sonuçlandırılması gerekeceği gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulüne ve yapılan tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar Zehra ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davaların amacı kamu alacağını ödemeyen, malı bulunmayan veya borca yetmeyen borçlunun kamu alacağının tahsiline olanak vermemek için yaptığı tasarrufların asıl alacak ve ferileri ile birlikte hükümsüzlüğünü sağlayarak dava konusu malın haciz ve satışını isteyebilmesi suretiyle kamu alacağının tahsilini sağlamaktır. Bu tür davalarda iptal kararı verile
bilmesi için tasarruf tarihinden önce kesinleşmiş bir kamu alacağı ile borçlular hakkında yapılmış ve kesinleşmiş icra takibinin bulunması ve bu alacağın ödenmemiş olması gerekir. Somut olayda, davacı … Gelir İdaresi Başkalığı Cumhuriyet Vergi Dairesi Müdürlüğünün, karardan sonra dosyaya ibraz olunan 26.10.2010 tarih ve 1173 sayılı yazısından, davalı … hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunmadığı, diğer davalı …’un ise davanın dayanağını oluşturan vergi borcunu ödemiş olduğu bildirilmiştir. Bu durumda koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı … ve …’a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Zehra ve …’a geri verilmesine 31.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.