YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14105
KARAR NO : 2013/13738
KARAR TARİHİ : 30.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda … Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 9 parsel sayılı 261,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısının bilinemediği şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve …, taşınmazın kendi zilyetliklerinde olduğunu belirterek adlarına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, beyanlar hanesindeki kullanıcının bilinemediğine dair şerhin iptaline, beyanlar hanesine “taşınmazın 1998 yılından bu yana … ve …’in kullanımında olduğunun” yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacıların kullanımında olduğu kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Keşif sırasında yerel bilirkişiler taşınmazın 1977-78’li yıllarda yol geçmeden önce önceki maliki tarafından zeytinlik olarak kullanıldığını, ancak bu tarihlerde yol geçmesi nedeni ile zeytinlerin kesildiğini, taşınmaza davacıların zilyet olduğunu ancak taşınmazın şu anda ekilip biçilmediğini ve kullanılmadığını beyan etmişler, keşif sonucunda düzenlenen zirai bilirkişi raporunda da taşınmaz üzerinde herhangi bir meyve ağacı bulunmadığı, tarım yapıldığına dair bir işaret olmadığı, içerisinde yer yer kayaların bulunduğu ve fiili bir kullanımın olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda taşınmaz üzerinde tutanağın düzenlendiği tarihte fiili kullanım bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.