Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/5957 E. 2011/7543 K. 14.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5957
KARAR NO : 2011/7543
KARAR TARİHİ : 14.07.2011

Davacı … A.Ş. ile davalılar … A.Ş. ile … aralarındaki dava hakkında İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 09.11.2009 gün ve 2007/386 – 2009/617 sayılı hüküm Dairenin 22.06.2010 gün ve 2010/3675-5803 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi ekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı borçlu … A.Ş aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu … A.Ş adına iki vekil duruşmalara gelmiş ve beyanda bulunmak için süre istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satışının alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığının, davalı …’ın borçlunun içinde bulunduğu durumu bildiğinin ve kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ile vekâlet ücretine yönelik olarak da davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dairenin 22.06.2010 tarih ve 2010/3675-5803 sayılı ilamı ile bozulmuş bu kez davalı … vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2011/5957
2011/7543
Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. ( İİK.m.277 ) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır.
Somut olayda, davacı tarafından İİK’nın 143.maddesi gereğince dosyaya sunulan kesin aciz belgesi mevcut değildir. Ancak davanın dayanağı olan takipte borçlu şirket adresinde yapılan hacze ve 09/07/2009 tarihli icra müdürlüğü yazısına ve dosya kapsamına göre aciz halinin varlığı anlaşılmaktadır.
Davalılar arasında yapılan satışta, bedel olarak 1.700.000 YTL öngörülmüş taşınmazın 16/09/2008 tarihindeki gerçek değeri ise 1.195.473 YTL olarak belirlenmiştir. Bu duruma göre taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında misli farkın bulunduğu söylenemez. Dairenin bozma ilamında sözü edilen Gaziosmanpaşa 2. icra müdürlüğünün 2007/11 sayılı takip dosyasında konulan 4.323.600 TL. bedelli haczin ise alacaklısı tarafından daha dava açılmadan önce 16.03.2007 tarihinde kaldırılmış olduğu adı geçen icra müdürlüğünün yazısından anlaşılmıştır. Bu durumda ivazlar arasında fahiş fark bulunmaması ve davalıların kötü niyetli olduklarının da kanıtlanamaması nedeniyle mahkemenin davanın reddine ilişkin hükmünün onanması gerekirken bozulmuş olması doğru bulunmamıştır. Ayrıca davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verildiğine göre davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı …’un karar düzeltme isteğinin kabulü ile dairenin 22.06.2010 tarih ve 2010/3675-5803 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hüküm fıkrasının üçüncü bendindeki “taktir olunan 575 TL.maktu ücreti vekaletin” tümcesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “hesaplanan 45.300.00TL. nisbi ücreti vekaletin” tümcesinin yazılarak hükmün
2011/5957
2011/7543
düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve davalı …’un temyiz ve tashihi karar peşin harçların istek halinde geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcın temyiz eden davacıdan alınmasına 14.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.