Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9106 E. 2011/7241 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9106
KARAR NO : 2011/7241
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, davalının ihbara rağmen hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 21.000 TL sigorta bedelinin olay tarihinden işleyecek avans faizi ile 281,50 TL çekici ücreti ve tesbit dosyası masrafının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, rizikonun ihbar edilen şekilde meydana gelmediğini, kaza mahallinde köprü altındaki tretuarlarda ve duvarlarda kazaya ilişkin ize rastlanmadığını, araç üzerinde sol ön çamurlukta koyu kırmızı boya izi olmasına rağmen olay mahallinde buna benzer bir renge rastlanmadığını, hasar ile oluşun uyumsuz olduğunu, kazanın bir başka yerde bir başkası tarafından gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
27.12.2006 gün 2005/117-2006/718 sayılı davanın kısmen kabulüne dair önceki hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 26.5.2008 gün 2007/5041-2008/6887 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasından sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2010/9106
2011/7241
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 26.5.2008 gün 2007/5041-2008/6887 sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ancak bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.
Davacıya ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Mal sigortaları türünden olan Kasko Sigortası Genel Şartlarının teminat kapsamını belirleyen A.1.maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında aracı ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK’nın 1282.maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281.maddesi hükmü uyarınca da kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin KSGŞ’nın A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. KSGŞ’nın A.5.maddesi ve TTK’nın 1292.maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
2010/9106
2011/7241
Davacı taraf, kaza tesbit tutanağı, tanık beyanları, tesbit dosyası, faturalar ve fotoğraflara dayanmıştır. Davalı … ise hasar ile olay yerinin fiili durumunun uygunluk arzetmediğini bu nedenle kazanın iddia edilen yerde olmadığını savunarak hasar bedelini ödemekten kaçınmış olup araştırma raporuna dayanmıştır.
Uyuşmazlık, kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, araçtaki hasar izleri ile olay yerine ve araca ait fotoğrafların karşılaştırılmasından kazanın belirtilen yerde ve şekilde meydana gelmesinin teknik olarak mümkün olmadığı araçtaki hasarın aracın önden ve arkadan gelen darbelerle iki araç arasında kalma şeklinde gerçekleşmiş olabileceğini gösterdiğini, kaza raporundaki krokide izah edilen oluş biçimi değerlendirildiğinde gerek köprü ayakları, gerekse tretuvar üzerinde kaza izlerinin bulunmadığı belirtilmiş ise de yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda, aksi kanıtlanamayan 10.7.2004 tarihli kaza tesbit tutanağı, tutanak tanıklarının duruşmadaki olayı doğrulayan ifadeleri, aracın hasarlı fotoğrafları, aracın hasarlı şekilde çekildiğine ve hasarına dair faturalar, Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/340 Değişik iş sayılı tesbit dosyası uyarınca kazanın meydana geldiği ve davacı aracında hasar oluştuğu sabittir.
Davacı vekili 12.1.2009 tarihli dilekçesinde tutanak tanıklarının yanı sıra müvekkiline ait aracın sürücüsü İlhan Acar’ın da tanık olarak dinlenmesini talep etmiş, bu tanığın dinlenmesinden açıkça vazgeçmediği halde bildirilen tanık dinlenmeksizin eksik inceleme sonucu karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece önceki bilirkişi kurulundan farklı, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurum yada kuruluşlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde keşif yapılması, davacı tanığı İlhan Acar’ın usulen keşif mahallinde dinlenilmesi, bilirkişilerden tüm dosya kapsamı ve önceki raporlarda birlikte değerlendirilerek gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2010/9106
2011/7241
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Okan Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.