Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/12528 E. 2013/12765 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12528
KARAR NO : 2013/12765
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
… Köyü çalışma alanında bulunan 7 ada 264 ve 265 parsel sayılı 20390.21, 701 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, …’in kullanımında olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, …’ın itirazı üzerine Kadastro Komisyonunun 27.2.1996 tarihli kararı ile …’ın kullanımında olduğu şerhi verilmiştir. Davacı … taşınmazların kendi fiili kullanımında olduğunu iddia ederek Kadastro Mahkemesinde açtığı davanın kabulüne karar verilerek … adına zilyetlik şerhi verilmiştir. Davalı … yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş, mahkemece talebin reddine karar verilmiş, …’ın temyizi üzerine, Dairemiz; önceki ilamın usulüne aykırı olarak kesinleştirildiği bu durumda davalının talebinin yargılamanın iadesi talebi olmayıp temyiz talebi niteliğinde olduğu, dava dilekçesi ve duruşma gününün davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yargılama sırasında … Turizm Seyahat İnş.San. Tic.Ltd.Şti satın almaya dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kısa kararda davacı tarafın davasının reddine, 7 ada 264 parsel (yeni 357 ada 1), 7 ada 265 parsel (357 ada 3), 20390.21,701 metrekare yüzölçümüyle kadastro komisyon tutanağı gibi tesciline, gerekçeli kararda davacı …’in davasının sübut bulmadığından reddine, müdahil davacının davasının görevsizlik nedeniyle reddine, istek halinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 7 ada 264 parsel (yeni 357 ada 1), 7 ada 265 parsel (357 ada 3), 20390.21,701 metrekare yüzölçümüyle kadastro komisyon tutanağı gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve müdahil davacı … Turizm Sey.İnş.San. Tic.Ltd.Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anaysası’nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. Adil yargılanma hakkının garantileri arasında “aleni yargılama ilkesi” ve “hukuki dinlenilme hakkı” da yer almaktadır. Anılan prensiplerin amacı, yargılama sürecini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak, kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır. Anılan prensipler, mahkemelerce duruşmada tefhim edilen hüküm sonucu ile gerekçeli kararın uyumlu olmasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim, 10.04.1992 tarih 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Bileştirme Kararı ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389. maddeleri ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 298. maddesi hükümleri de gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun bulunmasını gerektirmektedir. Ne var ki, mahkemenin 12.6.2013 tarihli son celsesinde tefhim edilen kısa kararda davacı ve müdahil davacı ayrımı yapılmaksızın” davacı tarafın davasının reddine” karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, “davacı …’in davasının sübut bulmadığından reddine, müdahil davacının davasının görevsizlik nedeniyle reddine, istek halinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Mahkemece, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki yaratılması, adalete güven ilkesini zedelediği gibi, yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı prensibine, yasa hükümlerine ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olup, isabetsizdir. Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden müdahil davacıya iadesine, 18.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.