Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8079 E. 2011/902 K. 08.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8079
KARAR NO : 2011/902
KARAR TARİHİ : 08.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişiler, davacı …’in işçisi…’in borcu nedeniyle Akhisar İcra Müdürlüğü’nün 2008/3734 Esas sayılı dosyasından, 14.09.2009 tarihinde haczedilen … marka havalı mivzerin davacı …’a, … marka ilaçlama makinası, markasız römork, iki adet süt sağma makinası yeraltı elektrik kablosu, kırma makinası, elektrik dinoması ve su borularının da davacı …’e ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını ve mahcuzların teslimini dava ve talep etmişlerdir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun huzurunda yapıldığını İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup davacılar tarafından sunulan fatura ve adi belgelerin delil niteliği bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, faturalar ve tanık beyanlarından haciz yapılan yerin tapusuz gölün çekilmesiyle hayvancılık ve tarım ile uğraşan kimselerin geçi-
ci ahır ve barınak yaptığı bir yer olup burada borçlu … davacı …’in hayvanlarına baktığı haczedilen süt sağma makinelerinin bu işlem için kullanıldığı, davacı …’in haciz yapılan yerde hayvancılık ve tarım yaptığı, borçlu …’ye tarım ve hayvancılık ile ilgili haczedilen menkulleri kullanması için teslim ettiği davacı …’ın mivzer makinasına hava şartlarından korumak amacıyla ve kullanmak için …’e teslim ettiği mahcuzların borçluya ait olmayıp davacılara ait olduğunun ispatlandığı gerekçesiyle davacıların davasının kabulüne haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin isihkak davasına ilişkindir.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000 TL.’yi geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10.00 TL‘yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2009 yılında bu parasal sınır 4.030,00TL olarak uygulanmıştır. Öte yandan 14.11.2009 gün ve 27406 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 392 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2009 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı %2.2 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2010 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 4.110,00-TL.’sini geçmesi gerekir.
Somut olayda, davacı … yönünden temyiz konusu dava değeri 3.000.00 TL olup davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından hükmün kesin nitelik
taşıması nedeniyle davalı alacaklı vekilinin davacı …’a yönelik temyiz itirazının hükmün kesin olması nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu 14.09.2009 tarihli haciz borçlunun zilyetliğindeki taşınmazda ve huzurunda yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup aksinin davacı 3.kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlanması gereklidir.Davacı … dava konusu ilaçlama makinası,römork,elektrik kablosu, iki adet süt sağma makinası,kırma makinası,elektrik dinoması, 56 adet su borusunun kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuş delil olarak da römorkla ilgili 22.04.2009 tarihli adi satış belgesi, 12.08.2009 tarihli yem kırma ve süt sağma makinasına ilişkin fatura örneği ile tanıkları göstermiştir. Dava konusu römorkla ilgili 22.04.2009 tarihli satış belgesi herzaman isteyen kişi adına düzenlenmesi mümkün adi belge niteliğinde olduğundan mülkiyetin ispatı için yeterli ve kabüledilebilir belge niteliğinde değildir.Dava konusu elektrik kablosu, elektrik dinoması ve plastik su borularıyla ilgili davacı 3.kişi tarafından sunulmuş bir delil bulunmadığı gibi anılan malzemeler takip konusu borçla ilgili alacaklı tarafından borçluya dava konusu taşınmazda yapılan su sondaj kuyusuyla ilgili satılan malzemeler olup borçluya ait olduğundan ve aksi davacı 3.kişi tarafından ispatlanamadığından bu malzemelerle ilgili davanın kabülü de doğru görülmemiştir. Dava konusu ilaçlama makinasıyla ilgili olarak da davacı iddiasını ispatlayacak belge sunamadığından bu makinaya ilişkin istihkak iddiasının kabülü de mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.Yem kırma makinası ile süt sağma makinasına ilişkin ibraz edilen 12.08.2009 tarihli fatura borcun doğumundan sonra ve hacizden bir ay önce düzenlenmiş olup mülkiyetin tesbiti bakımından tek başına yeterli değildir.
Mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı 3.kişi …’in İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığından davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin davacı 3.kişi …’a yönelik temyiz isteminin hükmün bu davacı yönünden kesin olması nedeniyle reddine (2)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile davacı … yönünden kurulan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 8.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.