YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12410
KARAR NO : 2011/939
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … 2.İcra Müdürlüğünün 2006/16908 Esas sayılı takip dosyasında, müvekkilinin işyerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu borçlunun haciz sırasında tesadüfen haciz mahallinde bulunduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ile % 40 kötüniyet tazminatı talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığını, haciz sırasında borçlunun haciz mahallinde hazır bulunduğunu, mülkiyet karinesinin davalı lehine olup aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatı istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı 3.kişi tarafından sunulan faturaların haczedilen menkullere ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dosya içerisinde mevcut ticaret sicil kayıtlarından takip borçlusu davalı … …nun 5.7.2006 tarihine kadar davacı şirketin yetkilisi temsilcisi ve ortağı olduğu, ticari teamüller ve hayatın olağan akışına göre takip konusu 30.7.2006 tanzim tarihli senetteki borcun doğum tarihinde de şirket yetkilisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen aynı zamanda takip konusu senette borçlunun adresi olarak belirtilen adreste borçlunun yüzüne karşı yapılmıştır. Bu durumda İİK.nun 97/a maddesi hükmüne göre mülkiyet karinesi borçlu/alacaklı yararına olduğundan hacizli mallar borçlunun sayılır. Bu yasal karinenin aksinin ileri süren 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Alacaklının haklarını etkilemeyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı faturalar ile vergi levhası mülkiyeti ispata yeterli olmadığı ortadadır. Kaldı ki, davacı tarafından ibraz edilen 7.11.1994 tarihli faturadaki malın finansal kiralama yoluyla satın alındığı ve finansal kiralama sözleşmesinin davacı 3.kişi şirket adına, şirket yetkilisi sıfatıyla borçlu tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.
O halde, yasal karinenin aksini ispat edemeyen davacı 3.kişinin davasının reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 10.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.