Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/10315 E. 2012/13909 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10315
KARAR NO : 2012/13909
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … … vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Asıl dava davacıları vekili dava dilekçesinde, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları araçta gerçekleşen tek taraflı kazada müvekkillerinin murisi…’in yaşamını yitirdiğini, müvekkillerinin bu suretle murislerinin desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek ıslahla birlikte müvekkili … için 22.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 11.250,00 TL manevi tazminat, müvekkili … için 22.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 11.250,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, birleşen dosya davacısı vekili ise, müvekkilinin aynı kazada yaralanarak daimi maluliyete uğradığını ileri sürerek 50.000,00 TL. tedavi masrafı, 12.000,00 TL. işten kalma karşılığı maddi, 13.000,00 TL. kısmi iş gücü kaybı nedeniyle maddi ve 10.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde, kazaya neden olan aracın müvekkili şirkete sigortalı olduğunun tespit edilemediğini, böyle olması halinde müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili 05/06/2006 tarihli duruşmada davayı kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davacı … için 22.500,00 TL. maddi, … için 22,500,00 TL. maddi, birleşen dosya davacısı … için 38.803,96 TL. tedavi gideri, 12.000,00 TL. işten kalma, 13.000,00 TL. işgücü kaybı olmak üzere toplam 63.803,96 maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, davacılar … ve…’un maddi tazminattan, birleşen dosya davacısı Senem’in işten kalma ve işgücü kaybından fazlaya ait haklarının saklı tutulmasına, davacı …’ın tedavi giderinden fazla isteminin reddine, davalı …aleyhinde tedavi gideri alacağına hükmedilmesine yer olmadığına, asıl dava davacıları … için 8.000,00 TL., … için 8.000,00 TL., birleşen dosya davacısı … için 5.000,00 TL. olmak üzere toplam 21.000,00 TL. manevi tazminatın davalı …’dan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … … vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı … şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dr.Saim Narin tarafından tanzim edilen 30.03.2011 tarihli ek raporda, müteveffa…’in aylık geliri 3.000 TL, yani kaza tarihindeki asgari ücretin 8,5 katı olarak kabul edilmiş, alınan bu rapor mahkemece hükme esas alınmıştır.
Davacılar dava dilekçesinde, müteveffa…’in ses sanatçısı olarak çalıştığını iddia etmişler, bu hususta tanık beyanlarına başvurulmuş, ayrıca dosyaya müteveffanın ölümüne ilişkin gazete haberi delil olarak sunulmuştur. Müteveffanın ölmeden önce şarkıcılık yaparak geçimini sağla-
dığı anlaşılmakla beraber, gelirinin ne kadar olduğu hususunda dinlenen tanık beyanları yeterli değildir. Mahkemece, müteveffanın ölmeden önce çalıştığı yerlerle ilgili varsa resmi kayıtların, maaş ödeme begelerinin veya iş sözleşmesi örneklerinin getirtilmesi, ilgili meslek odasından kaza tarihi itibariyle müteveffayla aynı koşullarda çalışan bir kişinin kazanabileceği muhtemel gelirin sorulması, gerekirse müteveffanın aylık gelirinin ne kadar olabileceği hususunda bilirkişi incelenmesine başvurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yalnızca tanık beyanlarına istinaden müteveffanın gelirini asgari ücretin 8.5 katı olarak kabul eden bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
3- Ceza dosyasının incelenmesine göre, kaza anında davalı …’nun 1.67 promil, davacı … ile müteveffa Kemal’in de ileri derecede alkollü oldukları, müteveffa Kemal ile davalı …’nun teyze çocukları oldukları anlaşılmaktadır. Davalı … şirketi vekili yargılama aşamasında, desteğin ve davacı …’in hatır için taşındığını savunmuş, ayrıca davacı … ile desteğin müterafik kusurları dolayısıyla tazminattan uygun bir indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkeme davacılar lehine manevi tazminata hükmederken, BK 44. gereğince davacı ile müteveffanın, davalının alkollü olduğunu bilerek araca binmeleri nedeniyle müterafik kusurları bulunduğu gerekçesiyle bir miktar indirime gidildiği belirtilmiş, indirim miktarını belirtmemiş, maddi tazminatlar yönünden müterafik kusur iddiası değerlendirilmediği gibi, hatır taşıması iddiası kararda hiç tartışılmamıştır.
Davacı … ile müteveffa Kemal de kaza anında alkollü olup, davalı …’nun alkollü olduğunu bilerek araca binmişlerdir. Bu durumda davacı … ile müteveffanın, davalıyla ortak kusuru bulunduğu hususu tartışmasızdır. Hal böyle iken, mahkemece maddi tazminatlar yönünden takdir edilecek oranda kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Diğer taraftan, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.’nun 43. maddesi
uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. O halde mahkemece, bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması, BK.’nun 43. maddesi hükmünce tazminattan, müterafik kusur yönünden yapılan indirimden ayrı olarak indirim yapılıp yapılmayacağı karar yerinde tartışılarak, sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.
4-Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Davacı … vekili dava dilekçesinde, tüm davalılardan tedavi gideri talebinde bulunmuş, mahkemece davalı … şirketi hakkında tedavi giderleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme gerekçesinde de neden bu yönde karar verdiği hususunu açıklamamıştır.
Davacı …’in davalı … şirketinden de tedavi gideri talebi olmasına ve davalı … şirketinin … poliçesi kapsamında kaza tarihi itibariyle 50.000 TL’ye kadar tedavi gideri teminatı olmasına göre, mahkemece 6111 Sayılı Yasa gereğince davalı … şirketi tarafından…’ya aktarım yapılıp yapılmadığının araştırılması ve 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı yasanın 98. maddesi hükümleri çerçevesinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gerekçe de gösterilmeksizin, davacının talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru değildir.
5-Davacı … vekili dava dilekçesinde, bakıcı giderlerinden bahsetmiş, bakıcı giderlerini de tedavi giderleri başlığı altında davalılardan talep etmiştir. Hal böyle iken, mahkemece davacı …’in bakıcı gideri talebi olmadığı gerekçesiyle bu talep hakkında hüküm kurulmamış olması isabetli değildir.
6- Davalı … şirketi, davaya konu aracın zorunlu, aynı zamanda ihtiyari mali mesuliyet sigortacısıdır. Kaza
tarihine göre davalı … şirketi, … açısından ölüm halinde kişi başına 50.000 TL, sakatlanma halinde kişi başına 50.000 TL, ayrıca tedavi giderleri yönünden de 50.000 TL, … açısından ise kişi başına bedeni 5.000 TL, koltuk ferdi kaza sigortası yönünden de ölüm halinde kişi başına 2.000 TL limitle sorumludur. Hal böyle iken, mahkemece davalı … şirketinin toplam 47.000 TL limitle sorumlu olduğu şeklinde karar verilmiş olması hatalı olup, yukarıdaki nedenlerle birlikte bozma sebebi yapılmıştır.
7-Bozma kapsam ve nedenine göre davalı … şirketi vekilinin tazminat raporuna ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin temyiz itirazlarının, (4), (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (7) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin tazminat hesabına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … … ve davalı … AŞ. 12.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.