YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5823
KARAR NO : 2011/8501
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (Alacaklı) vekili, davalı Gipa …nin müvekkiline olan borcundan dolayı Karaman İcra Müdürlüğünün 2008/1528 sayılı dosyasından yürütülen takipte uygulanan 05.6.2008 tarihli haciz sırasında, davalı 3.kişi şirketin zilyetliğinde iken haczedilen mahcuzlar üzerinde davalı 3.kişi şirket tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, borçlu şirketin kendi adına olan ve haciz yapılan yer de dahil olmak üzere 4 adet şubesini borcun doğumundan sonra muvazaalı olarak davalı 3.kişiye devir ettiğini, aksi düşünülecek olsa bile, İİK.nun 44.ve Borçlar Kanununun 179.maddelerine uygun bir devir bulunmadığını ileri sürerek, davalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, borçlu şirket ile müvekkili arasında herhangi bir devir ilişkisi olmadığını, borçlu şirketin borca batık hale gelmesinden sonra işlettiği dükkanları tahliye ettiğini, daha sonra mal sahipleri ile müvekkili arasında yeni kira sözleşmesi yapıldığını, dükkanların boş olarak kiralandığını, borçlu şirket ile ilgilerinin bulunmadığını, müvekkilinin kendi şubelerini açtığını, mahcuzların faturalarının bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuş ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (borçlu) duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; davalı borçlu şirketin 4 adet şubesindeki işini 21.12.2007 tarihinde bıraktığına (terk) dair vergi dairesine bildirimde bulunduğu, aynı yerlerde 25.12.2007 tari-
hinde de davalı 3.kişi şirketin işe başladığına dair olarak olarak vergi dairesine bildirimde bulunduğu, 26.12.2007 tarihinde Maliye Bakanlığı yetkililerince ilgili şubede “yoklama tutanağı” düzenlenerek şubenin tadilat aşamasında bulunduğunun belirtildiği, bu durumda davalı şirketler arasında işyeri devri olmadığı, sadece borçlu şirket tarafından boşaltılan şubelerde diğer davalı 3.kişinin faaliyete geçtiği ve boş olarak teslim aldığı taşınmazlarda yeni şube açtığı, mahcuzların davalı 3.kişi şirkete ait olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de dosyadaki bilgi ve belgelerden, Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesinin 2009/94 Esas sayılı dosyasından açılan davada 17.9.2009 tarihinde borçlunun iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu iflas kararının kesinleşmiş olması halinde, İİK’nun 193/2 maddesi uyarınca takip düşmüş ve hacizler kalkmış olacağından ve bu durumda davanın konusu kalmayacağından, mahkemece söz konusu ilamın kesinleşme durumu araştırılarak, kesinleşmiş olması halinde “istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi ve dava açılmasına neden olan tarafın yargılama giderleriyle sorumlu tutulması için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı (alacaklı)’ya geri verilmesine 3.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.