YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4003
KARAR NO : 2011/8505
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlular aleyhine yürütülen takipte, Pendik 1.İcra Müdürlüğünün 2006/2331 Tal. sayılı dosyası üzerinden 09.10.2006 tarihinde uygulanan haciz işleminde, borçlular ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlular cevap vermemiştir.
Mahkemece; haciz uygulanan adresin davacı 3.kişinin ticaret sicildeki adresi olduğu, borçlu davalı …’nin her iki şirketin ortağı olup, hacizli malların bulunduğu yerin davacıya ait bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar 09.10.2006 tarihinde takip talebinde belirtilen ve borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste, borçlu …’nin huzurunda haczedilmiştir. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, borçlu şirketin adresi başka bir adres olup, davacı şirket borcun doğum tari-
hinden önce haciz yapılan adreste ticari faaliyete başlamış ise de takip borçlusu … aile şirketi niteliğindeki borçlu şirketin ortağı olduğu gibi, davacı 3.kişi şirketin de ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğundan şirketler arasında organik bağ bulunmaktadır. Öte yandan, borçlu şirket ile 3.kişi şirket aynı konuda ticari faaliyette bulunmakta ve borçlu ile 3.kişi şirketlerin ünvanları borçlu M.Yunus Görce ile benzerlik taşımaktadır.
Buna göre, mahcuzların borçlu ile 3.kişi tarafından birlikte ellerinde bulundurulduğu, 3.kişi ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekir. Davacı tarafından ibraz edilen faturaların da her zaman temini mümkün belge niteliğinde olması nedeniyle, 3.kişi tarafından yasal mülkiyet karinesinin aksinin kesin ve güçlü delillerle ispat edildiğinden söz edilemez.
O halde, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.