Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/4560 E. 2011/8504 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4560
KARAR NO : 2011/8504
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, müvekkilinin alacağından dolayı dava dışı borçlu aleyhine Kadıköy 8.İcra Müdürlüğünün 2009/17473 sayılı dosyasından takibe geçildiğini, takip dosyasından davalı 3.kişinin merkez şubesi dışındaki başka iki şubesine 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bilahare borçlunun davalının merkez şubesi nezdinde hesaplarının olduğunun haricen öğrenilmesi üzerine, takip dosyasından bu hesaplar üzerine haciz konulmasının talep edildiğini, Şişli 1.İcra Müdürlüğünün 2009/2966 Tal.sayılı dosyasından 07.10.2009 tarihinde 3.kişinin şubesine gidilerek borçluya ait hesaplar üzerine haciz konulduğunu, banka yetkililerinin borçlu ile banka arasındaki kredi sözleşmesi uyarınca, borçlunun hesapları üzerinde rehin, takas ve mahsup hakları bulunduğu yönündeki karşı çıkmaları nedeniyle muhafaza yapılamadığını, uygulanan bu haciz işleminden sonra aynı gün asıl takip dosyasından talimat icra müdürlüğünün dosyasına gönderilen yazı ile haciz işleminin iptal edildiğinin bildirildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, davalı 3.kişinin takip borçlusu hakkında muaccel bir alacağının olmadığını, bu nedenle haciz uygulanan paranın icra dosyasına yatırılması gerektiğini ileri sürerek, 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına (reddine) karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi banka vekili, davacının İİK.nun 96/2.maddesinde öngörülen üç günlük hak düşürücü süreyi geçirdiğini, müvekkili ile takip borçlusu arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle, borçluya ait hesaplar üzerinde rehin, takas ve mahsup haklarının bulunduğunu, bu haklardan sonra gelmek üzere kayıt ve itirazı ile haczin uygulandığını,

takip borçlusunun müvekkiline karşı da yükümlülüklerini yerine getirmediğinden hakkında yasal takip başlatıldığını, ayrıca; 07.10.2009 tarihli icra talimatının aynı icra müdürlüğünce aynı gün iptal edildiğini, bu bakımdan dava konusu olacak bir haciz işleminin de bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; borçlunun bankadaki mevduatı ve hesapları için ilgili bankaya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilebileceği gibi, doğrudan haciz işleminin de yapılabileceği, somut olayda, 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmeyen şube nezdindeki borçlu hesaplarına talimat icra dairesince doğrudan haciz işleminin uygulandığı, muhafaza işlemi yapılmadığı, ancak, davalı 3.kişinin de sunulan kredi sözleşmesi gereğince borçludan oluşabilecek alacakları için rehin hakkının bulunduğu, borçlunun hesapları üzerine haciz konulması durumunda da davalı bankanın haciz tarihindeki alacağından doğan rehin hakkı nedeniyle, kendi alacağı oranında istihkak iddiasında bulunmak hakkının olduğu gerekçesiyle, 3.kişinin istihkak iddiasının reddine yönelik şikayetin (davanın) reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (alacaklı) vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına 3.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.