Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11613 E. 2011/4972 K. 18.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11613
KARAR NO : 2011/4972
KARAR TARİHİ : 18.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda zarar gören araç için tazminat ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu ileri sürerek ödenen 7.968,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortalı araç sürücüsünün alkollü ve tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 7.600,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından dava dışı zarar görenlere ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Genel Şartlar’ın B.4-d bendinde sürücünün alkollü olmasının etkisi ile neden olduğu kaza sonrasında gerçekleşen zarar nedeni ile sigortacının hak sahiplerine yaptığı ödemenin sigortalı araç işletenine rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Ne var ki, araç sürücüsünün alkollü olması halinde, sigortacının ödediği tazminatı araç işleteni olan sigortalısına rücu edebilmesi için, alkolün münhasıran kazaya neden olması gerekir.
Genel ilke bu olmakla birlikte somut uyuşmazlıkta öncelikle çözümlenmesi gereken sorun, araç sürücüsünün kimliği ve alkollü olup olmadığına ilişkindir. Kaza tespit tutanağında, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün beyanına göre, sigortalı aracın … tarafından kullanıldığı ancak, …’ün sürücü olduğunu kabul etmediği için sürücünün tespit edilemediği belirtilmiştir. Sigortalı araç içinde bulunan diğer iki kişi hazırlık ifadelerinde, aracın Kadir Karabacak tarafından kullanıldığını beyan etmişler, kaza
tespit tutanak tanıkları ise, olay yerinde bulunan …’in alkollü olduğu, uykulu olduğu gözlenen Kadir Karabacak’ın ise sürücü olduğunu söylediğini beyan etmişlerdir. Mahkemece, öncelikle araç sürücüsünün kim olduğunun tespiti gerekmektedir. Bu konuda, tanıkların hazırlık ifadeleri ile yetinilmesi doğru olmadığı gibi dinlenilmesi talep edilen diğer tanıklar da dinlenmemiştir.
Mahkemece, tüm tanıklar dinlendikten sonra, sürücünün … olduğunun tespit edilmesi halinde aralarında nöroloji uzmanı ve trafik alanında uzman bilirkişilerin yer aldığı heyetten alınacak rapor sonucuna göre kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve HUMK’nun 388. maddesine aykırı olacak biçimde gerekçe yer almaksızın hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.