YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9000
KARAR NO : 2011/2334
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bafra İcra Müdürlüğünün 2009/4223 Esas sayılı takip dosyasında, 18.12.2009 tarihinde haczedilen menkuller için işyerinde çalışan işçi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, alacaklı tarafından bu iddiaya itirazda bulunulmadığı halde 15.2.2010 tarihinde tekrar hacze gelinerek aynı malların haczedilip muhafazaya alındığını, yeniden yapılan haczin yasal olmadığını, alacaklının istihkak iddiasına itiraz etmeyerek iddianın kabul edildiğini, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen borçlunun faaliyette bulunduğu işyerinde yapıldığını, borçlu ile davacı arasında organik bağ bulunduğunu, aralarındaki işlemin muvazaalı olduğunu, işyeri devri söz konusu olsa bile devralan 3.kişinin işletmenin borçlarından da sorumlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı 3.kişi şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırma amacına yönelik yapıldığı, işyeri
devri söz konusu olsa bile İİK.nun 44. maddesi ile BK.nun 179 maddesi uyarınca işletmeyi devralan 3.kişinin, işletmenin borçlarından da sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden 15.2.2010 tarihinde muhafaza altına alınan mahcuzların 18.12.2009 tarihinde haczedildiği, davacının bu haciz işlemi nedeniyle Bafra İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/356 esas sayılı dosyasında 30.12.2009 tarihinde şikayet davası açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının haczi 30.12.2009 tarihinde öğrendiğinin kabulü ile yasal 7 günlük süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonuç olarak doğru olan hükmün onanması uygun görülmekle davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkin olup, istihkak davalarında alacak tutarı ile haczedilen malların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Her nekadar mahkemece daha az olan mahcuzların değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş ise de davanın süresinde açılmadığı anlaşıldığına göre AAÜT.nin 7. maddesinin 1. ve 2. fıkraları uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nisbi vekalet ücreti takdiri doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. bendindeki “tarifesi gereğince haczedilen malların değeri üzerinden hesaplanan 624,00 TL. nispi” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “Tarifesinin 7/1. ve 2. maddeleri uyarınca hesaplanan 330,00 TL. maktu” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve
aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 17.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.