YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1055
KARAR NO : 2011/1399
KARAR TARİHİ : 21.02.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı (alacaklı) tarafından borçlu aleyhine Samsun 5.İcra Müdürlüğünün 2008/11832 Esas sayılı dosyasından yapılan takipte, müvekkiline ticari kasko sigorta poliçesi ile sigortalı iken, 29.8.2008 tarihli kazada pert olan ve müvekkili tarafından sigortalıya (takip borçlusu) değeri 04.11.2008 tarihinde tamamen ödenen 55 EH 528 plakalı araç üzerine 24.12.2008 tarihinde haciz konulduğunu, oysa; araç değerinin hacizden önce ödenmiş olması nedeniyle, takip borçlusunun araç üzerinde bir hakkının bulunmadığını ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere göre; trafikte borçlu adına kayıtlı olan mahcuz aracın 29.8.2008 tarihinde yapmış olduğu kaza neticesi perte ayrıldığı ve pert bedelinin borçlu sigortalıya ödenmesi nedeniyle mülkiyetin kendilerine geçtiği davacı 3.kişi tarafından iddia olunmuş ise de, trafik kayıtlarında mahcuz aracın trafikten çekildiğine dair şerh düşüldüğü, ancak perte ayrıldığına dair bir ibare bulunmadığı, bu durumda, Kara Taşıtları Kasko Sigortası
Genel Şartlarının 3.3.1.2. maddesi uyarınca, trafikten çekilen araçların sigorta şirketinin mülkiyetine geçeceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, aracın mülkiyetinin davalı borçluya ait olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Trafikte kayıtlı araçların satış ve devirlerine ilişkin olarak 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesinde “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri… noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.” hükmüne yer verilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 39.maddesinde hurdaya çıkarılan araçlar konusu düzenlenerek, hurdaya ayrılan taşıtların onarımla yenilenseler bile tescil edilemeyecekleri hüküm altına alınmış, aynı yönetmeliğin olaya ilişkin olan ve “Araçların Trafikten Çekilmesi ve Trafikten Çekilen Araçların Yeniden Trafiğe Çıkarılmaları” ana başlığı altındaki 41.maddesinin “Sahiplerince trafikten çekilmek istenen araçlar hakkında aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır;” 1.alt başlıklı (c) bendinde, “Araç tescil belgesinin ilgili bölümüne “trafikten çekilerek tescili silinmiştir” kaydı konulur ve belge araç sahibine iade edilir, motorlu araç trafik belgesi ve tescil plakası geri alınarak iptal edilir.”, (ç) bendinde ise, “ Trafikten çekme işlemi tamamlanan aracın tescili silinir.” hükmüne yer verilmiştir.Yönetmeliğin 41.maddesinin 2.alt başlığında da “Trafikten çekilen araçların yeniden trafiğe çıkarılması işlemlerinde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır;” konusundaki düzenlemelere yer verilmiştir.Buna göre, trafikten çekilen ve tescili silinen araçların gerekli usul ve işlemler yerine getirildikten sonra yeniden trafiğe çıkabilecekleri öngörülmüştür.
Keza, Karayolları Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2. maddesinin 2.paragrafında da yine trafikten çekilen araçlar konusu düzenlenmiş ve “Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda,
aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı talep ettiği takdirde sigortacının malı olur“ hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; dava konusu olup davalı borçluya ait… plakalı araç davacı 3.kişiye kasko poliçesi ile sigortalı iken 29.8.2008 tarihinde trafik kazası sonucu hasarlanmış, 04.9.2008 tarihli Ekspertiz Raporunda aracın ağır hasara uğraması nedeniyle, pert total edilmesi gerektiği tespit edilmiş ve aracın onarımının mümkün bulunduğu da belirtilmiştir.
Daha sonra yukarıda belirtilen hükümlere uygun olarak 13.10.2008 tarihinde aracın trafikten çekme işlemleri yapılmış, tescil kuruluşunca aracın trafik belgesi geri alınıp iptal edilmiş ve verilen tescil belgesine “Trafikten Çekilmiştir” kaşesi vurularak işlemleri tamamlanmıştır.Belirlenen gerçek zarar miktarı 37.000,00 TL. sigortacı tarafından 04.11.2008 tarihinde sigortalıya (davalı borçlu) ödenmiş, sigortalıdan “Mutabakatname ve Taahhütname” alınmıştır.
Bu işlemlerden sonra, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen icra takibi nedeniyle, araç kaydına 24.12.2008 tarihinde haciz şerhi işlenmiştir.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular karşısında mahkemece, dava konusu aracın sigorta şirketince 4.kişiye ihale edilip edilmediğinin, halen kimin yedinde (zilyetliğinde) bulunduğunun, araştırılıp tespit edilmesinden sonra, tam hasar (pert) uygulaması yapılarak trafikten çekilen ve tescili silinmiş olan aracın artık 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesinde öngörülen “trafikte kayıtlı” araçların noterden satış ve devirlerine ilişkin olan düzenlemelere tabi olup olmadığı, ya da mahcuz aracın taşınır mallardaki mülkiyetin intikaline ilişkin olan Medeni Kanunun 763. (eski 687.maddesi) maddesinde öngörülen menkul mal niteliğinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve keza; taşınırların satışının (ya da bağışlanmasının) kural olarak şekle bağlı olmayıp, satanın (veya bağışlayanın) bu şeyi karşı tarafa teslim etmesi ile aktin gerçekleşeceği (Borçlar Kanununun 192-237.maddeleri) ve mülkiyetin alıcıya geçeceği ilkesinin olayda uygulanıp uygulanamayacağı hususlarının
yukarıda belirtilen ilkeler ışığında tartışılmasından sonra, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3. kişiye geri verilmesine 21.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.