YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/341
KARAR NO : 2022/3582
KARAR TARİHİ : 27.04.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 18/06/2020 tarihli 2020/581 Esas, 2020/622 Karar sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla; dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.
-KARAR-
Dava, koşullu bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacılar, dava konusu 2482 ada 53 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan … (…) den mirasen intikal ettiğini, dava konusu taşınmaza komşu olan dava dışı 2482 ada 30 parsel sayılı taşınmaz üzerine 2006 yılında inşaat yapmaya başladıklarını, imar ve sair işlemlerin takibi açısından davacılardan …’ı vekil tayin ettiklerini, davalı … tarafından, dava konusu taşınmazın bedelsiz terk edilmesi ( hibe) durumunda 2482 ada 30 parsel için imar ruhsatı verileceği, dava konusu taşınmazın kültürel alanda kaldığından zaten imara açılmayacağı ve kültürel tesis yapılacağının söylendiğini, baskı ve mecburiyet altında kalan davacı …’in, kültürel tesis yapılması kaydıyla dava konusu taşınmazı davalıya bedelsiz terk işlemiyle devrettiğini, 12/12/2006 tarihli Encümen kararından ve tescil istem belgesinden şartlı bağış olduğunun anlaşıldığını, ancak bedelsiz terk kılıfı altında işlemin yapıldığını, aradan 10 seneden fazla zaman geçtiği halde davalının kültürel tesis inşa etmediğini, bağış koşulunun yerine getirilmediğini ileri sürerek, dava konusu 2482 ada 53 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, işlemin üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiğini, bedelsiz terk işleminin şartlı bağış olduğu yönündeki iddianın senetle ispatı gerektiğini, dava konusu taşınmazın belediye hizmet alanında kaldığını ve 3 kat irtifa aldığını, yapılaşma halinde belediye hizmet alanında kalan diğer parseller ile tevhidi gerektiğini, şartlı bağış işlemi olmadığını, TMK’nın 1023. maddesine göre de iktisabın korunması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın, bağış koşulunun yerine getirilmemesi nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, davalının ise bedelsiz terk savunmasında bulunduğu, kök 2482 ada 30 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına kayıtlı iken, 12/12/2006 tarihli Encümen kararına istinaden ifrazı yapılarak, ifrazen oluşan dava konusu 2482 ada 53 parsel sayılı taşınmazın davacılar tarafından bedelsiz olarak davalı Belediyeye terk edildiği, taşınmazın bulunduğu alanın Belediye Kültürel Tesis Alanında kaldığı, yapılan tescil işleminde herhangi bir koşul yer almadığı, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davanın bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkin olup, davacıların maliki olduğu kök 2482 ada 30 parsel sayılı taşınmazın iradi olarak ve davalı Belediyenin Encümen kararına istinaden İmar Kanunu’nun 15. ve 16. maddeleri uyarınca ifraz edilip, ifrazen oluşan dava konusu 2482 ada 53 parsel sayılı taşınmazın bedelsiz terk işlemiyle davalı … adına tescil edildiği, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığının da istenemeyeceği, davanın reddinin doğru olduğu gerekçesiyle HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nın 362. maddesinde, bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, 1/a bendinde de, “miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş, 2020 yılı itibarıyla HMK’nın 362/1-a bendinde belirtilen 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırı 72.070,00 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; paylı mülkiyete tabi taşınmazda her bir paydaşın payı oranında iptal tescil, olmazsa bedel isteğiyle açmış olduğu davada dava değerinin, davacıların paylarına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda; çekişme konusu 2482 ada 53 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan kök 30 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan … (evlenmekle …)’den mirasen çocukları davacı …, bir kısım davacının mirasbırakanı …, bir kısım davacının mirasbırakanı … ile davacılar ……’e 1/7’şer paylarla intikal ettiği, 25/01/2007 tarihli tescil istem belgesine göre, kök 30 parsel sayılı taşınmazın, intikal ve paylı mülkiyet üzere mirasçılar adına tescilinden sonra davalı … Başkanlığının 12.12.2006 tarih 1325 sayılı Encümen kararına istinaden belediye kültürel tesisleri alanında kaldığından, kök 30 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla oluşan çekişme konusu 53 parsel sayılı taşınmazın bedelsiz olarak terkini suretiyle davalı … Belediyesi adına tescil edildiği, eldeki davada davacıların koşullu bağıştan rücu hukuksal nedenine dayanarak paylarının adlarına tescilini, olmazsa bedelini istedikleri, davanın 10.000 TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı, çekişme konusu 2482 ada 53 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibarıyla keşfen saptanan ve harcı tamamlanan değeri 327.924,00 TL olup, bundan davacıların davaya konu ettikleri 1/7’şer paya isabet eden 46.846,28’er TL’nin 2020 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar hakkında 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebileceği açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenden ötürü temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşılan eldeki dava yönünden davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27/04/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.