Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2707 E. 2011/2931 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2707
KARAR NO : 2011/2931
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Edirne 2.İcra Müdürlüğü’nün 2008/7338 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 04.12.2008’de haciz konulan 22 DR 531 plaka sayılı aracın, üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile 01.09.2008’de satın alındığını ve mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini, 19.03.2009 günü aracın fiilen yakalanması nedeni ile hacizden haberdar olduklarını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu araç borçlu adına kayıtlı olduğundan haciz koydurduklarını,adına tescil yaptırmayan üçüncü kişinin davanın açılmasına neden olduğunu, satışın alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak yapıldığını,davacının mali durumunun aracı almak için yeterli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlular), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı ve mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında, İİK’nun 97/11. maddesi hükmünce, genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulü uygulanır.
Buna göre davanın kabulü halinde haksız çıkan taraf aleyhine, takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden, Harçlar Kanunu’na göre nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, karar ve ilam harcının mahcuzun değeri olan 18.850,00.-TL üzerinden hesaplanması gerektiğinin dikkate alınmaması isabetli olmamıştır.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Davalı alacaklı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Alınması gereken 1.119,69.-TL nispi harçtan peşin alınan 202,50.-TL harcın indirimi ile geriye kalan 917,19.-TL nispi harcın davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına” tümcesinin çıkartılarak yerine “Alınması gereken 1.017,90.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 202,50.-TL’nin indirilmesi ile geriye kalan 815,40.-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına” tümcesinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140. maddesi gereğince Halk Bankası harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına 31.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.