Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8600 E. 2012/10541 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8600
KARAR NO : 2012/10541
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …,…

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı davalı taraf aracının kendisine ait araca çarparak hasarlandığını, davalı sürücünün kusurlu olduğunu, kaza tesbit tutanağındaki kusuru kabul etmediğini, tesbit raporuna göre araçlarında 10.000 TL hasar ve yeni araç edinme süresi içinde günlük 15 TL’den 180 TL araç mahrumiyeti zararının olduğunu belirterek toplam 10.180 TL’nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili müvekkili şirkete ait aracın diğer müvekkili sürücü tarafından kendi kişisel gereksinimleri için kullanıldığı sırada kazanın olduğunu, işleten olarak şirketin sorumlu olmadığını, davacının olayda tamamen kusurlu bulunduğunu, hasar miktarının fahiş olduğunu, sovtaj bedeli mahsup edilmeden talepte bulunulduğunu, davacının müvekkilinin aracının ZMSS’na müracaat etmesi gerektiğini savunmuştur.
Dava ihbar edilen … Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili ile SBN Sigorta A.Ş vekili aleyhlerinde hüküm kurulmamasını bildirmişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.272 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

../…

– 2 –
2012/8600
2012/10541

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı şirketin 2918 sayılı KTK’nun 85.maddesi gereğince kazaya karışan aracın işleteni olması sebebiyle kusursuz sorumluluğunun bulunmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz ve usulüne uygun şekilde toplanıp tartışılabilmesi ile mümkündür. Davalılar vekili cevap dilekçesinde kusur oranını, hasar miktarını kabul etmediğini, davacı tarafın olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek diğer delilleri yanında tanık deliline de dayanmış; 12.2.2010 tarihli delil listesinde dinletmek istediği tanıklarının isim ve adreslerini bildirmiştir. 5.7.2010 tarihli oturumda tanıklarını keşif mahallinde hazır edeceğini beyan etmiş, mahkemece tarafların tanıklarını keşifte hazır etmelerine karar verilmiş, mahallinde yapılan keşifte davacı tanıkları dinlenmiş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı aracının sürücüsünün kavşakta geçiş önceliğine uymamak kuralını ihlalden %60 oranında davalı sürücünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamak olayı önleyici tedbir almamaktan %40 oranında kusurlu olduğu, neticeden davacının toplam 5.680 TL zararının bulunduğu, kusur oranına göre davalı tarafın bunun 2.272 TL’sından sorumlu olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili 9.11.2010 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarını içeren dilekçesinde tanıklarının keşifte hazır edilmeme ve dinlenememe gerekçelerini keşif günü mahkemeye bildirdiğini, aracın hızı, kazanın oluş şekli gibi hususların tespiti için tanıklarının olay mahallinde dinlenmelerini ve sonrasında yeni bir rapor alınmasını talep etmiş, 3.2.2011 tarihli oturumda da beyanlarını tekrar etmiştir.
1086 sayılı HUMK ve 6100 sayılı HMK’da tarafların tanıklarını keşif mahallinde hazır etmeleri gibi bir usul bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davalılar vekilince bildirilen tanıkların masrafı ilgilisince karşılanmak üzere mahallinde yapılacak keşifte usulüne uygun biçimde dinlenilmeleri, daha sonra önceki raporu hazırlanan bilirkişi-

../…

– 3 –
2012/8600
2012/10541

den, davalı taraf tanıklarının, beyanları ile tarafların itirazlarının ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirildiği kusur ve gerektiğinde (taraflara izafe edilen kusur durumunun değişmesi halinde) hasar yönünden gerekçeli denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davalı tarafça bildirilen tanıklar usulüne uygun olarak dinlenilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 4.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.