Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12136 E. 2012/10377 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12136
KARAR NO : 2012/10377
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …, …

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.10.2012 Salı günü davacı taraftan gelen olmadı. Davalılar … ve … vekili Av. … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı annesi …’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve anne-oğul arasında satış yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde borçlu aleyhine iki takip yapıldığı ve her iki dosyanın da kesinleştiğinden bahsedilerek deliller kısmında ise tek takip dosyası gösterildikten sonra netice-i talep kısmında taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınması talep edilmiştir.
Mahkemece takip dosyalarından biri gerekçede zikredilerek tasarrufların borca yetecek oranda iptaline karar verilmiştir. Bu durumda hangi takip dosyası için karar verildiği belli olmadığından infazda tereddüt oluşturacak bir hüküm kurulmuştur. Ayrıca davacıdan hangi takip ya da takip
../…

-2-
2011/12136
2012/10377

dosyaları için dava açtığı hususu da açıklığa kavuşturulmadan ve takip dosyaları için verilmiş icranın geri bırakılmasına dair kararların kesinleşip kesinleşmediği sorulmadan giderek kesinleştiği anlaşılır ise davacının da İİK’nın 33/a-II fıkrası uyarınca, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açıp açmadığı araştırılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 2.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.