Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13590 E. 2013/12751 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13590
KARAR NO : 2013/12751
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü 935 (298 ada 37) parsel sayılı 24300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle çayır niteliği ile davalı … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tespitin iptali ve adına tescil karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, tefhim edilen kısa kararda “göz mevkiinde bulunan eski 935 yeni 298 ada 37 sayılı parselin,” gerekçeli kararda ise “… mevkiinde bulunan eski 1040 yeni 298 ada 87 sayılı parselin” tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 19.06.2013 günlü kısa kararında davanın ispatlanamadığından reddi ile “… Mevkiinde bulunan eski 935 yeni 298 ada 37 sayılı parselin kadastro tespit tutanağındaki miktar ve vasfıyla davalılar adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiş olduğu halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “… mevkiinde bulunan eski 1040 yeni 298 ada 87 nolu taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki miktar ve vasfıyla davalılar adına tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. Hal böyle olunca kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratıldığı kuşkusuzdur. HMK’nın 298/2 md. gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunlu olup; kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güveni zedeleyeceğinden bozma nedenidir. Hal böyle olunca, mahkemece önceki kararla bağlı kalmaksızın, çelişkiyi kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususun göz ardı edilmesi isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.