Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/10780 E. 2022/3119 K. 14.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10780
KARAR NO : 2022/3119
KARAR TARİHİ : 14.04.2022

MAHKEMESİ : TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL – BEDEL

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil-bedel istekli dava sonunda Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 25/10/2021 tarih 2021/1143 Esas – 2021/1115 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, mirasbırakanları … …’nın maliki olduğu 125 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini satış göstermek suretiyle davalı kızlarına temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin hisse satışına ihtiyacı olmadığını, muvazaalı olarak devredilen hisselerin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, ilk olarak Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/585 Esas sayılı acele el koyma dosyasında yapılan tespit üzerine muvazaalı devredilen toplam 102/1008 hisse karşılığı davalılara 650.691,03.-TL ödendiğini, bilahare Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/219 Esas sayılı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil dosyasında muvazaalı devredilen hisseler karşılığında davalılara 468.242,58.-TL daha olmak üzere toplam 1.118.933,61.-TL kamulaştırma bedelinin haksız olarak ödendiğini, muvazaalı devirden dolayı 1/5 hisseyi oluşturan 223.786,72.-TL’nin haksız olarak alındığını ve iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek kamulaştırma dolayısıyla hisselerin iptali ile veraset ilamındaki payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde muvazaalı devredilen hisseler karşılığı bedelin ödeme tarihleri itibariyle faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar, murisin taşınmazdaki hissesini vekil … … aracılığıyla 13/08/2004 tarihinde kendilerine devrettiğini, murisin ölen oğlunun düğününü yapmak için kızlarından elden aldığı parayı ödemeyince dava konusu taşınmazın 34/1008 hissesini satış yaptığını, amacının borç ödemek olduğunu, mal kaçırmak olmadığını, ayrıca mirasbırakanın kamulaştırılan başka taşınmazları için ödenen parayı davacının aldığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/07/2021 tarihli ve 2015/5 E. – 2021/373 K. sayılı kararıyla; birleştirilen dosyada davacı …’nın eşi … …’nın, kök muris annesi … …’dan önce öldüğü, kendisine … … terekesinden herhangi bir miras hakkı düşmediği görüldüğünden bu davacı bakımından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer birleştirilen davacı ve asıl davada davacı … yönünden ise; murisin beşeri ilişki bakımından davacılardan mal kaçırmasını gerektirir husumetinin bulunmadığı, bir kısım tanıklarca temlikin davalılardan evvelce alınan borç para karşılığında devredildiğinin beyan edildiği, davacı tanıklarının görgüye dayalı anlatımlarının bulunmadığı, murisin irade ve amacının mal kaçırmak olduğunun ispatlanamadığı gerekçeleri ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri Özetle
2.1. Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları yineleyip davalılara yapılan temlikin gerçek yönünün araştırılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.2. Birleştirilen dosyada davacı vekili, Mahkemece tanık ifadeleri ve deliller hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde değerlendirilerek muris annenin taşınmazı kızlara satması için bir nedeninin olmadığını, iki oğlu olmasına rağmen hiçbir oğluna taşınmaz bırakmadan taşınmazın tamamını iki kızına devir ettiğinin görüldüğünü, paylaştırma olmadığını, belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25/10/2021 tarihli ve 2021/1143 E.- 2021/1115 K. sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri Özetle
2.1. Asıl davada davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrarlayarak, işlemin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun açık olduğunu, hatalı değerlendirme yapılarak karar verildiğini belirtererek kararın bozulmasını istemiştir.
2.2. Birleştirilen davada davacılar vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.2.2. HMK’nın 190. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”,
3.2.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”, hükümlerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, göre Bölge Adliye Mahkemesince (IV/3.) numaralı paragrafta yer verilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve Yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40’ar TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 14/04/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.